• bugün (76)
  1. modern dünyanın en sevdiğimizi iddia ederken en çok kullandığımız o ince ayar yeteneği. bir bakıyorsun karşındaki insanın kendini kötü hissetmesini sağlayacak bir cümle kuruyorsun, üstüne bir de canın onu üzmek istememiş kadar masum bakıyorsun. bu kelimeyi artık her üç sohbetten birinde duyar olduk. tabii suç hep karşıda, değil mi? kendimize bakmaya hiç niyetimiz yok.
  2. karşındakini yönetme sanatı ama pek de hoş olmayan hali. seni bi güzel ağlatıp sonra sana 'sen neden ağlıyorsun' demesi olayı kısaca. adama sorarlar psikopatlık bu diye ama biz hala neden suçlu hissediyoruz diye düşünüyoruz ayol.
  3. koca bir yalan bu kavram, duygusal manipülasyon dedikleri şey aslında bir nevi ilişkin otobüsünü kullanma kılavuzu. karşımızdaki insanlar suçluluk hissettirip kendi doğrularına inandırıyor. örnek mi? sen kötü hissediyorken geçmişe dönük 'seni de çok üzmüştüm' gibi kelimelerle güncel sorunu kamufle etmek. ben bunu dört sene yaşadım sonra 'şşş noluyo anlat bana' moduna geçer olmuştum. insan manipülasyona uğradığını fark edemiyor hemen, sürekli kendini sorgulamaya başlayınca zaten başlamış demektir iş. sevgiliniz veya arkadaşınız sizi 'fazla duygusal' olup yaptıklarını unutturmaya çalışıyorsa, o yolculukta çok dikkat edilecek bir nokta var.