aklımdaki o muhteşem bihter ihtişdıbını iki saatlik ucuz bir yapımla yerle bir ettikleri için o filmi çekenleri asla affetmeyeceğim. kostümlerin emanet duruşundan bahsetmiyorum bile, resmen koca bir çocukluk efsanemin ruhuna fatiha okuduk.
(bkz:
beklentilerin paramparça olması)
izlerken gözlerim kanadı yemin ediyorum, bu kadar mı vizyonsuz bir styling yapılır? koskoca bihter yöreoğlu'nu gitmişler rüküşlük kraliçesine çevirmişler. o kıyafetler, o mimikler resmen bizim çocukluğumuzun ikonik efsanesine hakaret gibiydi.
bir kere o asalet, o entrika, o yürüyüş farah'ta asla yok kızlar kabul edelim. beren saat'in tek bir kaş kaldırışındaki asaletin zerresini göremedik, sanki bihter değil de yan mahalleden kezban izledik iki saat boyunca. param ve vaktim ziyan oldu resmen.
koskoca firdevs yöreoğlu'nun kızını o malum filmde panik atak geçiren bir z kuşağı ergeni gibi yansıtmaları cidden göz kanatıcıydı. berbat peruklara ve rüküş kostümlere hiç girmeyeyim, beren saat bu fiyaskoyu izledikçe evde kıkır kıkır gülmüştür kesin.