• bugün (71)
  1. dolaptaki kıyafetlerin yatağın üstünde dağ olduğu üç saatlik bir sinir krizinden sonra mekana "öylesine bi şeyler giyip çıktım" rahatlığıyla girmektir. masada oturan düz erkek o salaş hırkanın dekolteyle oluşturduğu kusursuz açının saatlerce süren bir mühendislik harikası olduğunu zaten asla anlamayacaktır.
  2. aslında o "üzerime bir şey geçirip çıktım" kombininin arkasında tam üç saatlik bir kaos var. odanın içi kıyafet denemekten savaş alanına dönmüştür ama dışarıdan bakınca umursamaz bir parizyen kadını gibisinizdir.

    incin topuz için elli tane tel toka harcanır, o "hafif" makyaj için cilt üç kat nemlendirilir. adam "ne kadar doğal ve çabasızsın" dediğinde de içimizden şeytani bir kahkaha atıp "teşekkürler, genetik sanırım" deriz.
  3. dolabın yarısını yatağa döküp üç saat ayna karşısında kriz geçirdikten sonra o salaş tişörtü ve en iyi jean'i bulduğumuz an başlar bu sanat. saçı da öylesine toplamış gibi yapmak için on beş tel tokayı kafamın arkasına gizlediğimi karşı taraf asla bilmemeli. adam beni harbiden efor sarf etmeden böyle taş gibi zannettiği için kendimi tebrik ediyorum.