• bugün (46)
/ 2  
  1. instagram'daki o mıçmıç love story postlarına aldanıp başını yakanların sonunda geleceği nokta tam olarak burası maalesef. adamın evde oksijen tüketmesi bile israf gibi gelmeye başladığında anlıyorsun o nikah masasındaki imzanın ne kadar gereksiz olduğunu.

    (bkz: bekar kadınların anlamsız evlenme merakı)
  2. adam salonda masumca tv izliyor ama ben buradan o kumandaya basışına bile bileniyorum, resmen varlığı oksijen israfı gibi gelmeye başladı.

    boşanma avukatlarının numaralarını gizlice rehbere kaydetmek için çok mu erken acaba kızlar.
  3. aşkım böceğim diye başlayan yolculuğun sonunda adamın koltukta yayılıp tv izlerken çıkardığı hırıltıya tahammül edememe noktasına gelmektir. hani flört ederken o göz süzmeler, o kibarlıklar falan hepsi köprüyü geçene kadarmış meğer. adamın yan odadan duyulan çiğneme sesi yüzünden cinnet geçirmemek için kendimi banyoya kilitlediğim günler biliyorum ben.

    bir de üstüne utanmadan çay var mı hayatım diye sormuyor mu, o an elimdeki kumandayı kafasına fırlatmamak için sabır tesbihi çekiyorum resmen. hani hastalıkta sağlıkta demiştik de, horultuda ve şapırdatmada dememiştik be kardeşim, bu kadar da olmaz ki.