• bugün (71)
  1. o hijyenden bihaber kuaförlerin pensleriyle mantar kapmaktansa evde kendi işimi kendim görüyorum. sıcak suya biraz deniz tuzu biraz da zeytinyağı damlatın, o ayaklar bebek poposu gibi oluyor. bir kere o rahatlığı görünce güzellik salonlarının önünden bile geçmiyorsunuz zaten.
  2. leğene sıcak su ve duş jeli koyup salonun ortasında bacakları açıp oturmak suretiyle başlayan sözde o elit evde spa deneyimi... kuaförlerin tıkır tıkır kestiği o etleri kendim keseceğim diye parmaklarımı adeta savaş alanına çevirip kan revan içinde bırakıyorum her seferinde.

    oje sürme kısmına geçince de sol elimi kullanırken resmen üç yaşındaki bir çocuğa dönüşüyorum. bir de buna kişisel bakım saati, kendimi şımartıyorum diye yalan söylemek yok mu... tek şımardığım an o korkunç yamuk ojeler kurumadan sağa sola bulaştığında kriz geçirip hepsini asetonla silme anım oluyor.
  3. evde oje sürerken karıştırıp tüm eli mahvetmek ne kadar keyifli, ona da para vermiyoruz diye kendimizi avutuyoruz.