-
içinden çıkan malzemeyle rahat iki düğün, bir kına gecesi makyajı çıkarılabilecek, biyolojik silah kıvdıbına gelmiş o süngeri yıkamak tam bir işkence. o kadar çitilemenin sonunda bile rengi asla açılmıyor, sanırsın içine kara delik kaçmış ne sürsem yutuyor mübarek. temizleyeceğim diye harcadığım sabuna, suya, emeğe yazık gerçekten, fırlatıp atın.
-
beyaz sabunla girişiyorum, bebe şampuanıyla yalvarıyorum yine de o kahverengi sular akmaya devam ettikçe sinirlerim laçka oluyor. resmen içindeki ürün bitmiyor, sanki sünger değil dipsiz bir fondöten kuyusu mübarek.
(bkz: makyaj malzemesi temizleme çilesi) -
ne kadar çitilersem çitileyeyim o kahverengi su asla berraklaşmıyor, sanırım süngerin içinde benden habersiz medeniyet kurmuşlar da onu koruyorlar.
- bugün (7)