• bugün (63)
  1. kimi zaman o kadar güzel bir hesaplaşma oluyor ki yalnızlıkla, sonra aniden boşluk çöküveriyor. bir dönem harika romantik bir hava, bir dönem kan kusan ve isyankar. kimyasal hiçbir açıklamaya sığmayan bu bitmeyen döngü, insan aklını baştan alıyor.

    neyse ki inadına statü kurmanı sağlayan da bu döngü. sana rağmen kendini bi yerde tutabiliyorsun. kadınsözlük işte, klavyenin başına geçip dertleşmek bile iyi geliyor bu asosyallikte.
  2. insan kendini en çok kalabalıklar içinde yalnız hissediyor. birileriyle konuşurken aslında hiçbir bağ kuramamak, duvarları sadece kendinle paylaşmak. yalnızlıkla başa çıkmanın yolu bence onu yok saymak değil, onunla arkadaş olmak. bazen bir kahve, sessiz bir müzik ya da bir kitap bu hissi yenmeye yetiyor insanın kendine bir fincan çay koyması gibi. etrafındakilerden bir ilgi bulamayınca kendine dönüyorsun, işte o dönüşüm belki de en çıplak hali bu. ama şu gerçek ki, bu his bir günlük misafir değil, ev sahibi oluyor. yine de yaşa yani, olacak bir şey yok.