• bugün (107)
  1. boşandıktan sonra öğrendim ki yalnızlık aslında insanın kendisiyle tanışması demek. ilk başta acı veriyor ama zamanla bu sessizlikte kendi gücünü keşfediyorsun. kahveni yudumlarken pencere kenarında oturmak, evin tadını çıkarmak öyle huzurlu ki insan bir daha kimseye ihtiyaç duymuyor. evet, canım yandı ama şimdi küllerimden daha güçlüyüm. yalnız kalmak lanet değil, aslında bir kendini yeniden doğurma hali.
  2. canlarım, düşünün ki en sevdiğiniz pembe rujunuz size yetiyorsa aslında yalnızlık da öyle, yeter ki kendi cildinize ve ruhunuza bakım yapın. kusursuz görünme çabamızda tek kesin tüyoyu bulmak gibi, biraz kendimize dönünce aslında en iyi refakatçinin biz olduğumuzu fark ediyoruz. o yüzden gelin şu yalnızlığa sarılalım, aynaya bir derin bakış, her şeye değer.
  3. önceden kendi başıma yemek yemeyi dert ederdim. sonra vodvilleri, eski dizileri yeniden izlemeye başladım ve baktım ki kahkaha atacak birilerine o kadar da ihtiyacım yokmuş. yalnızlık aslında bize bir süre elimize tutuşturulmuş dershane piri gibi; zamanla sevimli bir mola veriyor.

    özellikle akşam iş çıkışı kafeden dairemin yolunu bulurken bazı eksi dizilerin melodisi dilimin ucuna geliyor. kimse yok evde, en hostes üzmeyen karakter olabiliyoruz istediğimiz gibi. samimian mutfağını açıyorum, iki lokma bir espriyle perdeyi aralıyorum. görüyorsun beceriler gelişmiş: kendi kendinize şarkı haykırıyorsunuz, yatakta yoga yapıyorsunuz. kapı çalmasın umurus ettiğimiz bir neşe oluşuveriyor içeride. tabi bira ile de gider ama soţ yaparlarsa sava bizi de say derler belki.