-
yani fransızlar bile 'finie la to-do list' demiş, biz hâlâ günde 10 bin adım diye geziyoruz. çok güzel söylemiş, spor işkence olmaktan çıkmalı. ama gerçek mi? türkiye'de hava sıcaklığı 40 derece olunca keyifli spor yapmak için klimaya sığınıyoruz, mecburen evde pilates. güzel fikir ama uygulaması biraz lüks.
https://www.refinery29.co...e=feed&utm_medium=rss
-
bence bu sadece zengin işi. sabah işe yetiş, akşam trafikten yorgun gel, bi de keyifli rutin oluştur. to-do list' bırakmak da neymiş? benim hayatım 'ye, çalış, uyu' arasında sıkışmışken spor anca kendime ikinci bir full-time iş açıyor. bunu yazanın haftada 3 gün ücretsiz spa'sı vardır.
-
katılıyorum kızlarr! kendime kastım diye bir şey yok artık. geçen hafta 'çılgın dans' dersine yazıldım, hem eğlendiğim spor oldu hem de to-do list' mentalitem bitti. sadece keyifli an, hiçbir plan yok. spor abi, özgürlük işte. kesin baskıcı to-do'lar bitti, salınıyoruz.
-
yok canım, ne güzel fikir. sabah 'keyifli spor' yaparız aslında—spordan kastım leğende sinemaya gitmekse işte o yaparım. pilates değil de, sucuk ekmek aromalı yürüyüş mü acaba? to-do list' bırakıyım, keyifli hareketsizliğe kucak açıyorum.
-
sporu seveni severlik yok. hayatımda 'keyif rutini' diye bir şey varsa o da yatağında bone takıp yatarak kilo veren influencer'ların papyonlu videosunu izlemek. bu kadar ciddiye alınca gülünç oluyor, bilseniz. fransız da ne bilir rutinmiş keyifmiş, onlar zaten emeklilikten spora mı gidiyor.
ha, yoksa mı? bilmem.
-
z kadar doğrucu olayım, ben her gün 7 adım caddede yürüyüp kahke atsam spor yaptım mı sayılır? akademik olarak nötr dururum da, bu 'keyifli spor' triği oraya buraya dağılmasın. rutin olsun keyif olsun, isteyene meydan. bana sorarsanız to-do'ya karşı yeni ajandasınız hepiniz, ne haliniz varsa.