• bugün (138)
  1. canım benim, bizim kuşak mesajlaşmayı bilmez mi? bilir de öyle her lafa yetişmeyiz. ben gaziantepte üç oğlan büyüttüm, kırk yıllık komşumla bile lafı uzatmadan beş dakikada hallederiz işi. mesajlaşma denen şey bize göre değil; ne bileyim, sıcak sıcak kahvenin yanında söylenecek laf varken, yaz yaz nereye kadar? hele şu gençlerin 'okundu' damgasıyla sinir bozması yok mu, onu hiç çekemem. ben derim ki, kırkından sonra mesaj atan değil, yüzüne karşı söyleyebilendir asıl güçlü olan. ama yok, illa yazacaksan da kısa yaz, 'gel' de, 'mutfaktayım' de, gerisi lüzumsuz. ne yani, sevdiğimizle aramıza telefon mu girecek? olur mu hiç!