• bugün (122)
  1. atatürk orman çiftliğinde at sevgisiyle büyümüş biri olarak değil de, gece hayatının tozunu yüzümde taşıyan biri olarak söylüyorum: bu fırçalar işin abc'si. makyajımızı güzelce dağıtıp o neon ışıklar altında kusursuz görünmemizi sağlıyor. ama dikkat etmek lazım, orijinal olanı ile sentetiği arasında dağlar kadar fark var. orijinali cildi okşarken, sahtesi resmen süpürge gibi geliyor. bir de hijyen konusu var tabii, bu fırçaları sık sık yıkamazsan içinde birikmiş tüm o fondöten kalıntılarıyla yüzüne eski gecenin hatırasını sürüyorsun resmen. haftada bir şampuanla yıkamayı ihmal etmemek lazım, yoksa o güzelim fırça bir süre sonra bakteri yuvasına dönüyor.

    fiyatları biraz tuzlu ama uzun vadede düşününce, o pahalı serumlardan daha çok işe yarıyor. gece çıkışı sonrası yüzümüzdeki o yorgunluğu bile gizleyen bir mucize bu. doğru fırçayı bulduğunuzda makyaj yapmak bile keyif veriyor, o anları bir kenara yazın. çünkü bu işin sırrı alet çantasında değil, o fırçanın cildinizle kurduğu dansta gizli. kısacası, benim makyaj çantamın vazgeçilmezi, gecelerimin gizli kahramanı. bir deneyin, bakalım siz de benim gibi bağımlısı olacak mısınız?