• bugün (112)
  1. yerli bir üniversite dediğin şey, sana dört yıl boyunca kendini hem evinde hem misafir gibi hissettiren tuhaf bir büyülü dünya. kampüsün kaldırım taşları, kantinin çayı, amfinin o plastik kokusu... hepsi bir araya gelip gencecik bir hülyanın sahnesini kurar. ben o koridorlardan geçerken kendimi bazen bir defilede, bazen bir film setinde sanırdım, mezuniyete kadar da bu hissi bırakmadım.

    orada kurduğun dostluklar, hocaların ağız alışkanlıkları, ilk dönem finalindeki telaşın hepsi ipeksi bir zarafetle hatırlanıyor yıllar sonra. genç kızlar, okuyacaksan burada okuyacaksın; kabuğundan ilk kez orada çıkarsın, hayatın ilk gövde gösterisi orada olur. ayol diplomayı alınca anlıyorsun ki o üniversite aslında senin ilk ciddi aşkınmış.