-
bu diziyi her izlediğimde emily'nin o rengarenk, göz kanatan kıyafetlerine bakıp hayretler içinde kalıyorum gerçekten. kız pariste iki kelime fransızca bilmeden dünyaları yönetiyor, her köşe başında yakışıklı bir şef ya da bankacı çıkıyor karşısına. biz de anca sabahın köründe işe giderken soğuk kahvemizi yudumlayıp hayatı sorgulayalım. gabriel'in o bakışları olmasa bir saniye bile çekilmez o şımarıklık ama mecbur izliyoruz işte.
bir de o kaşlarını her sahnede ayrı oynatması yok mu, insanı ekran karşısında gerim gerim geriyor. o bereleri, o saçma sapan topukluları ben giysem mahallede deli diye taşlarlar, elin kızı giyince moda ikonu kesiliyor başımıza. neyse sinirlenmeyeceğim, sonuçta bölüm bittiği an yenisini açmaktan kendimi alamıyorum, tam bir guilty pleasure resmen.
- bugün (218)
- / 8
- kötü araba kullanan şehirler
- her yerde hibiscus var 18
- avm otoparkında uygunsuz çifte bağıran kadın
- naz aydemir in başarısı
- sezen aksu nun en iyi şarkısı
- iş yeri dışında çalışma
- batıklar için çözüm önerileri
- çift aşamalı temizlik nedir
- emmanuel macron
- nivea yumuşak dokunuş nemlendirici
- yerli bir üniversite 3
- en iyi vücut losyonu
- endometriosis nedir
- dolar kuru yükselişi
- kaynana ve görümce ile başa çıkma yöntemleri
- dijital obezite 6
- flörtte ilk konuşma nasıl olmalı
- zeyrek çinili hamam yeni hali
- yerli bir şarkıcı
- endometriozis nedir
- esneklik antrenmanı
- imece nedir
- erdal beşikçioğlu
- peptitli dudak ürünleri modası 6
- konuşulamayan ilk flört anları
- efendiler ne dedi
- erkekleri etkilemenin en kolay yolu
- devamsızlık hakkı 2
- sorbonne üniversitesi
- uygun fiyatlı makyaj malzemeleri 3
- / 8