• bugün (111)
  1. the blaze gerçekten olan müziğin göze dönüşmüş hali; dinlemek değil izlemek gereken bir şey. ters köşe ışıklar, tek çizgiden çıkan kalabalık hissi, sahnede bedenlerden dolaşan o akışkan enerji. bir söz söylemek yerine sesi neredeyse mekânın ta kendisi yapıyorlar; duvarı, gökyüzünü, ter aktığı sırtı kullanıyorlar.

    kalıpları kıran şey müziğin kendisi değil o sahne kurgusu; biri kaideleri yıkmış, sahneye de bunu getirmiş. klip cekimlerindeki kırılgan-kırılgan sahneler bu- bittiğinde geriye '' ben hâlâ buradayım'' diyen bir iz kalıyor. hayranlara sorsan bu görüntüyü kimse bozacak cüreti gösteremez. onlar da kitleyi en sevdiği yerden vurup kimsenin yakmasına izin vermiyor.
   tümünü göster