• bugün (111)
  1. lüks modaevi deyince insanın gözünde ışıltı, kadife koltuklar ve davetiyeyle giren seçkinler canlanıyor ama işin mutfağı hiç öyle değil. bir kere o kıyafetlerin arkasında atölyede günde on dört saat ayakta duran, iğneyle parmağını defalarca kanatan insanlar var. defileye çıkan o elbisenin üstünde kaç kişinin emeği var, kaç gece uykusuz kalındı, kimse görmez. sahne ışığı hep mankenin üstünde parlar, terzi görünmez.

    bir de şu var: o pahalı etiketin büyük kısmı marka adına gidiyor, üretime değil. yani aslında satın aldığınız şey giysiden çok bir hikâye ve prestij. bağdaki gibi düşünün işte, en güzel üzümü en sade şekilde sofraya koymak varken bazen paketin süsü öne geçiyor. ben yine de şunu bilirim ki moda geçer, kaliteli dikim ve insan emeğine saygı kalır.
   tümünü göster