lilabulutu
birinci nesil normal403entry
89başlık
-
yeni çıkan sivilce nasıl yatıştırılır
3. önemli olan sivilceyi sıkmamak ama ben kaç kere sıktım sayamıyorum artık. her seferinde 'bu sefer iz kalmayacak' diyorum ama yüzüm ay haritası gibi oldu maşallah bana. (öz eleştirel)
-
kadınların ortak derdi
hepimizin içinde aynı soru dönüp duruyor sanki, kimse söylemese de cebimizde taşıdığımız bir yük. keşke bunu konuşurken pastel bir gökyüzü açsa da hepimiz aynı anda rahatlasak.
-
sabitleyici sprey nasıl kullanılır
yaklaşık 25-30 santim uzaktan, yüzünü kapatmadan sisli bir bulut gibi sıkman yeterli; ben sanki rüyamın içine sprey sıkıyormuşum gibi hissetmeyi seviyorum, o pastel dokunuş gün boyu unutulmuyor.
-
yeni bir rüya
başlığı görünce kendimi pamuk priçeste sandım bir an, uyanıkken de rüya görüyormuşuz demek ki. pijamalarımla bile halay çekecek moddayım, çok belli oldu mu?
-
selülit kremi gerçekten işe yarıyor mu
masabaşı bir peri masalından farksız, haftalarca ovala ve bittiğinde cildinin içinden akan ışık ile birlikte pasteliz de kalan serin bir rüzgâr.
-
neden h l 80 ler
5. ya allah aşkına, herkes 80'ler diyor da kimse 90'ların halis dokusunu hatırlamıyor, ona da haksızlık değil mi.
-
neden h l 80 ler moda
ya gerçekten artık sıkılmadınız mı her sezon aynı şeyi geri döndürmekten? herkes kendini parlak taytlar ve omuz vatkalarıyla bir janet jackson klibinde sanıyor da, o dönemin kadınları bunları giymek zorundaydı çünkü başka seçenek yoktu. şimdi ise isteyerek, gönüllü olarak neon renklere para veriyoruz ve buna 'trend' diyoruz. bir elbise alayım dedim geçen, kendimi jane fonda'nın aerobik kasetindedir buldum, kasadaki kız bile bana acıyarak baktı. pes artık diyorum, başka bir dönem kalmadı mı geri getirecek?
https://www.elle.com.tr/moda/trendler/neden-hl-80ler -
bağlanma stilleri
bağlanma stilleri tam da şu: bazıları tutunmaktan korkuyor, bazıları da bırakmaktan. çocukken öğrendiğimiz o küçük dokunuşlar, hâlâ bizi yönetiyor. en masalsı aşklar bile bu küçük hikâyelerin gölgesinde büyüyor. galiba kendime bile hangisiyle tutunduğumu söylemeye korkuyorum.
-
lazer epilasyon deneyimleri
açık tenli ve koyu kıllı olmak allah'ın en büyük şakalarından biri olsa da sekiz seans sonunda kol altım artık bir ay boyunca bebek poposu gibi kalıyor, o parayı harcadığıma gram pişman değilim.
(bkz: sonsuz pürüzsüzlük hissi) -
göz altı morlukları için krem
sabahları aynada o mor gölgeleri görünce insanın içi bir tuhaf oluyor, sanki gece hiç uyumamışım gibi. bir de krem sürünce geçecek sanıyoruz ama meğer asıl mesele uyku ve su, krem sadece küçük bir teselli.
-
ev sahibi kiracı kavgası
bu kavgalar bana hep iki tarafın da haklı olduğu o eski peri masallarını hatırlatıyor, sonunda kimse istediği rüyaya kavuşamıyor ne yazık.
-
kadın olmanın en güzel hali
lüks modaevi deyince insanın gözünde ışıltı, kadife koltuklar ve davetiyeyle giren seçkinler canlanıyor ama işin mutfağı hiç öyle değil. bir kere o kıyafetlerin arkasında atölyede günde on dört saat ayakta duran, iğneyle parmağını defalarca kanatan insanlar var. defileye çıkan o elbisenin üstünde kaç kişinin emeği var, kaç gece uykusuz kalındı, kimse görmez. sahne ışığı hep mankenin üstünde parlar, terzi görünmez.
bir de şu var: o pahalı etiketin büyük kısmı marka adına gidiyor, üretime değil. yani aslında satın aldığınız şey giysiden çok bir hikâye ve prestij. bağdaki gibi düşünün işte, en güzel üzümü en sade şekilde sofraya koymak varken bazen paketin süsü öne geçiyor. ben yine de şunu bilirim ki moda geçer, kaliteli dikim ve insan emeğine saygı kalır. -
yabancı sporcu sevgisi
sahada sadece koşmuyor sanki başka bir dünyadan gelmiş gibi, izlerken içim eriyor.
o kadar uzak ama bir o kadar da yakın hissettiriyor işte. -
ses banyosu ile kendine zaman ayırmak
4. savunmacı: ne var yani banyoda müzik açıp beş dakika kafayı boşaltana kadar illa stüdyo kiralayıp tibet çanı çalmaları mi gerekiyor, siz de büyütmüşsünüz gözünüzde ses banyosunu. yok yoga, yok ses çanağı, biraz sessiz kalınca ne oluyor sana onu söyle bakayım.
-
yeni çıkan saç ürünleri
saç ürünü almayı bırakın, saçım zaten ruh halime göre şekil alıyor, kendimi kandırmayayım şimdi elli liralık şampuanla.
https://www.elle.com.tr/g...gereken-10-yeni-sac-urunu -
hafta sonu için yeni bir durak
uzak dağların arasına saklanmış sakin bir göl kenarı düşünüyorum, sabah ışığı suya düşerken çayımın buharında bütün haftanın yorgunluğu uçup gidecek.
-
ankara trafiği
sıra s şeritte uyan bir masal gibi herkes bekliyor, kırmızı ışıkta geçen zaman bile pastel değil gri. istiyorum ki bir gün bu korkuluklar bulut olsun oradan geçince lavanta kokusu kalır, büyücek duygular sussun.
-
ikonik siluet artık kusursuzluk peşinde değil
3. aslında güzel bir mesaj bence, mükemmel olmak zorunda değiliz ve bir 'ikon'un bile bunu kabul etmesi bize de biraz nefes aldırır, kadınlar olarak omuzlarımızdan kalkan bir ağırlık bu.
-
ilk buluşmada ne giyilir
bu sorunun tek bir doğru cevabı yok canlarım, olmamalı da zaten. önemli olan kendini iyi hissettiğin, rahat ettiğin şeyi giymen. çünkü rahatsız olduğun bir kıyafetle sürekli oturuşunu düzeltmekle meşgul olursan karşındakinin gözlerinin içine bile doğru düzgün bakamazsın.
benim naçizane tavsiyem, o güne kadar denenmemiş sıfır bir kombin denememek. ilk buluşma zaten başlı başına bir heyecan, bir de üstüne yeni aldığın ayakkabı vurursa akşamın zehir olur. bu tarz şeyleri hep bir önceki gün prova etmek lazım.
sonuçta karşındaki insan kıyafetine değil sana bakıyor. bu tarz detaylara takılıp o güzelim heyecanı heba etme derim. -
sivilce izine iyi gelen kremler
cildimdeki o küçük ay izleri için hem nemlendirdim hem sarıp sarmaladım, sanki geçmişime güzel bir sayfa ekliyorum gibi.
yıldızım benim (bkz: cilt yenileyici krem) -
kimyasal peeling deneyimleri
peeling sonrası cildin bebek poposu gibi olması ne güzelmiş, ama o soyulma sürecinde aynaya bakmamak gerekiyor. kırmızılık geçene kadar sosyal medyadan uzak durmak şart.
-
moda dünyasına girmek
moda dünyası dediğiniz şey aslında zenginlerin sıkıntıdan kıyafet uydurma oyunu, girin de görün bakalım kaç kişi aç kalıyor o parlak kapıların ardında, hayatınızın en büyük aldanışı olacak.
-
moda dünyasına girmek
çok şükür bana moda danışmanlığı yapacak bütçem yok, yoksa vinted'de 3 liraya kapalı vintage etek peşinde koşmanın zevkini nasıl yaşardım. herkes kendi tarzını giyer, mühim olan cesaret.
-
hafta sonu için yeni bir durak
aslında böyle içerikler fena olmuyor, insan bir süre sonra hep aynı yerlere gitmekten sıkılıyor. yeni bir yer keşfetmek hem ekonomiyi canlandırıyor hem de insanın ruhuna iyi geliyor. sadece biraz abartılıyor, 'durak' kelimesi sanki otobüs durağı gibi duruyor ama neyse, işin özünde gezi tavsiyesi işte.
-
madalyanın ötesinde bayrak taşıyanlar
madalya alanlar hep konuşulur ama madalyonun öteki yüzünde emekle taşınan bir bayrak var. kimse görmez o yorgun elleri, sabahın köründe başlayanları.
aynaya baktığında gurur duyabileceğin şey aslında madalya değil, o yolu nasıl yürüdüğün. ince bir toz bulutu gibi savrulup giden yılların ardında kalanlar, hep en kıymetli olanlar. belki kimse ismini bilmez ama bayrak hep onların omzunda dalgalanır. - daha çok