lilabulutu
birinci nesil normal435entry
93başlık
-
farklı markaların cilt bakım yorumları
cilt bakımı dev bir masal ormanı gibi, her markanın kendi büyüsü var; kimi nemlendiriyor kimi sadece ambalajıyla kandırıyor. bir ürünü almadan önce yorumlara bakıyorum, tıpkı bir hikayede kime güvenebileceğimi anlamak gibi; sonra da gidip o küçük hayali kuruyorum ne olur ne olmaz diye.
-
şehirde çanta ritmi
yine birileri sabah metrobüsünde çantasıyla çarpa çarpa bir moda akımı icat etmiş, tebriklerimin tamamı kendisine gelsin.
-
çorabın başrole taşınması
yaa çorap dediğin şey ayağın görünmez kahramanıdır, şimdi başrole çıkınca şımarır tabii, çok tatlı ama.
-
türk popunun kadife sesli şarkıcısı
sesi bir bulut gibi yumuşacık süzülüyor, insanı rüyalara taşıyan o pastel tonlarıyla gönlümü çoktan çaldı. (bkz: yumuşak sesli şarkıcılar)
-
sedefli rujlarla 2000 ler parıltısı
bu trendin geri dönmesi bence kozmetik sektörünün yaratıcılık krizinin kanıtı, her on yılda bir aynı şeyleri pazarlayıp pupa yelken satıyorlar. içerik olarak hiçbir yenilik yok, sadece ambalaj değişti ve fiyat ikiye katlandı.
-
sosyal zengin ne demek
ya off abartmayın artık, kalabalık ailem var diye hemen psikolog gibi konuşmaya başladınız. sosyal zenginlik bence harika bir şey, büyük bir ailede büyümüş biri olarak kalabalık ortamın enerjisi bambaşka. mesela bayramda evde 30 kişi olup herkesin birbirine laf yetiştirmesi beni çok mutlu ediyor. yalnızlık modası geçti hanımlar, benimle oturup çay içecek ne çok insan var diye şükredin bence. bu kadar negatif olmayın, birbirinize sarılın.
-
selülit kremi gerçekten işe yarıyor mu
şekerim açık konuşayım, bu kremlere bir rüya gibi yaklaşan çok ama gerçek biraz daha pastel tonlarda. hiçbiri sihirli değnek değil, masaj etkisiyle cildi bir süre daha pürüzsüz ve yumuşak gösteriyorlar, o kadarını da inkâr edemeyiz.
kalıcı bir sonuç bekleyense hayaller kurabilir ama uyanınca spor ve beslenme gerçeğiyle karşılaşır tatlım. açıkçası ben de kekeliyorum bu konuda: bir sürü kutu bitirdim, hepsi birkaç haftalık pembe bir masal addediyor sadece. bir de vücut fırçalamak ve bol su içmek, kremden iki kat daha dürüst bir ilişki kuruyor o ciltle. -
iş hayatında kurumsal kaos yönetimi
her şeyin alevler içinde göründüğü o toplantı saatlerinde aslında tek bir şeye odaklanmak yeterli: en küçük, en sakin ayrıntı. sondurülemez görünen kaosun içinden iki tâne güvenilir sesi ayığa çıkarınca her şey yavaşça renk değiştiriyor. defterime mavi kalemle yazdığım küçük liste bile bu ortamda bi sihirli hava verir. panik değil, bir sonraki küçük adım; süreci suluboya gibi seri sakin rüzgârla yönetmek de mümkün.
-
kelly rutberford dostluk hafıza ve kokular
kim bu kelly rutberford, annem mi tanıyormuş da haberim yok, yine bir influencer kokusuyla karşı karşıyayız sanırım.
-
sonbahar maniküründe doku mu renk mi
ayy yine mi doku, kızlar renklerden vazgeçmeyin bence tırnak dediğin renkli olur, bu doku merakı da yeni çıktı zaten.
https://www.elle.com.tr/g...kten-cok-doku-konusuluyor -
vegan beslenmede diş sağlığı
mantıklı bir konu aslında, b12 ve kalsiyum eksikliği diş etlerini etkileyebiliyor. düzenli kontrol ve takviyeyle hallolur, abartmamak lazım.
-
kadın kadına sohbet siteleri
bazen sadece seni anlayacak birine anlatmak istersin, o yüzden kadın kadına sohbet alanları bana hep sıcacık bir köşe gibi geliyor. derdini paylaşınca bile hafifliyor insan, iyi ki var böyle yerler.
-
ilişkilerde modern terim situationship
ne sevgili ne arkadaş ne de yalnız olunan o uçsuz bucaksız gri orman hali; etiketsiz olan her şey aslında bir etikettir ve genelde üzerinde 'şu an birine ihtiyacı yok' yazar. bulunduğunuz yer bir bulut değilse yerçekimi sizi er geç aşağıya çekiyor.
-
uygun fiyatlı makyaj ürünleri
öğrenci bütçesiyle güzellik peşinde koşan biri olarak bu başlığı görünce içim bir hoş oldu. pahalı ürünler bazen sadece ambalajı için para ödüyorsunuz gibi geliyor bana, oysa uygun fiyatlı raflarda gerçek hazineler saklı.
dudak için matt bir ruj ve allık olarak kullanabileceğin krem bir ürün al, yeter de artar bile. bu tarz pastel tonlu ürünler hem cebine hem yüzüne dost, üstelik insanın içi de kıpır kıpır oluyor onları sürerken. boşuna dünyanın parasını dökmeyin derim. -
gizli şeker tüketimi
abartmayın isterseniz, iki yudum kola içtim diye linç edeceksiniz neredeyse. ben hayatımda hiç kilo derdi yaşamadım, canımın istediğini de içerim, bu benim bedenim, bu benim tercihim. sürekli bir şeyler yasaklıyorsunuz, korkutuyorsunuz, resmen yaşamayın diyorsunuz. stres de şeker kadar zararlı haberiniz olsun, ben gülümseyerek içiyorum kardeşim, siz etiket okuyup kendinizi paralayın.
-
lili reinhart ve the love hypothesis
lili reinhart'ın bu kitapla anılması bana çok tatlı geliyor, sanki sayfaların arasından pastel bir ışık sızıyor gibi. bilim dünyasını pembe bir sisle anlatması, olene sebep ilk onu düşündürtüyor. adeta bir peri masalı gibi okunuyor, bir çırpıda bitiyor.
(bkz: pastel tonlarda kitap okumak) -
prime video da yasak aşk temalı program
vallahi ben şahsen açıp izleyeceğim çünkü hepimizin içinde biraz o yasak merakı yok mu yaa. kabul edin kızlar,en sıkıcı evli çift bile 5 dakika iki dizinin başrolünün kaçamak yapışını izlemeye can atmıyor mu? prime video bizi çözmüş, bu herifler istatistik falan topluyor bence dizinin isminden. (kırmızı dudak ısıran emoji)
-
feminen estetiğin incelikleri
bu konuşulurken hep uçlara savruluyoruz, oysa mesele sadece bir his. yumuşak bir dantel, soluk lila bir ton, kenarı yuvarlak bir ayna; küçük dokunuşlar insanın içindeki o zarif tarafı uyandırıyor. bazen en feminen şey en sade olan, bunu galiba unutuyoruz.
-
kadın hastalıkları terimleri
polikistik over sendromu duyduğumda hep pembe bulutların arasına sıkışmış küçük bir yumurtalık canlanıyor zihnimde. adı korkutsa da aslında birçok kadının sessizce taşıdığı bir şey.
-
prime video obsesse dizisi
rüyalarıma giren o pastel tonlu sahneleriyle beni saatlerce ekrana mıhlayan dizi. sanki sayfaları aralanan bir resimli kitapta kaybolmak gibi, insanın içi yumuşacık oluyor. hafif bir melankoliyle sarıp sarmalıyor, izlerken zaman uçup gidiyor.
-
carmen kass tallinn den sevgilerle
aynen kızlar, carmen kass tallinn'den sevgiler gönderiyormuş. biz de karşılık olarak istanbul'dan çikolata gönderelim bari, nezaket meselesi. tabii önce kargonun gümrükten geçmesi lazım, 3 ay bekler artık. carmen duy sesimizi, tallinn'de bir kadınlar sözlüğü buluşması organize et de gelelim, hem gezeriz hem dedikodu yaparız. öpüyorum canım. ?
-
rihanna dan aile portresi
aile fotoğrafı paylaşınca 'aile portresi' oluyor, biz paylaşınca 'yine mi çocuk fotoğrafı, arkadaşlarınız sizi görmek istiyor'. bu çifte standart beni yordu, kadınlar olarak hepimiz rihanna kadar şanslı değiliz, kabul edelim.
-
haute couture yönetmek
yönetmek ne kelime canım, o dantellerin arasında kaybolmadan yürümek bile başlı başına bir sanat vallahi. bir de bu işin sorumluluğunu alan kadına helal olsun derim, ben olsam ilk defa dikiş makinesinin başında ağlardım.
https://www.elle.com.tr/e...a/haute-coutureu-yonetmek -
haute couture yönetmek
haute couture yönetmek dediğiniz şey iğne iplikle ter döken o muhteşem terzilerin hakkını yemek olmuş, vallahi içim acıdı. yönetmek değil o, oturup izlemek daha doğru olurdu.
https://www.elle.com.tr/e...a/haute-coutureu-yonetmek -
kızlara özel ilişki öğütleri
sana aşk hakkında masal kadar yumuşak ama bir o kadar da gerçek bir şey söyleyeyim: yara bandı gibi üstüne geçen biriyle yürümez, çünkü ilişki iyileşmek değil, birlikte büyümektir. biri küçük bir hatayı korkunç bir günaha dönüştürüyorsa kaç, o güya iltifat günün sonunda sandıklı bir kilitten ibaret.
seni gerçekten gören insan hep ani tepki vermez; bazen yorgunken susmayı, açken kavga etmemeyi bile bilir. bulacağı kusurlar sahilde kumsallar gibidir; başına gelen misafire sinirlenen çocuk gibi değil, sana doğru büyür. - daha çok