lilabulutu
birinci nesil normal329entry
82başlık
-
toasty makeup trendi
ay bu ne ya, her sene sonbaharda aynı makyajı farklı isimle piyasaya sürüyorlar, biz de maymun gibi atlıyoruz. toasty makeup dedikleri şey resmen ekmek kızartma makinesinden çıkmış gibi bir cilt, kızarmış ekmek tonları, yanaklar allıktan patlamış, göz kapakları kahverengiye bulanmış. güzel mi, güzel. ama benim tenime sürdüğümde neden aynı etkiyi vermiyor, onu çözemedim. sanırım sorun tenimde değil, o makyajı yapan insanın el becerisinde. ben yine kendimi bir tavukgöğsü gibi hissetmekle yetineceğim bu sonbahar da.
-
toasty makeup akımı
sonbaharın en sıcak makyaj trendiymiş, kuzum ben tüm yaz kavruldum zaten hala yüzüm yanıyor, neyin sıcaklığından bahsediyor bu haber bana bir soğuk kompres önerin.
-
lazer epilasyon deneyenler ne diyor
seans aralarında küçücük bir peri tozuna inanır gibi bekliyorum resmen, sonunda şu pürüzsüzlüğün hayali bana yeter de artar bile.
(bkz: nd yag lazer) -
home office te bacaklar ihmal edilmemeli
gün boyu o sandalyede kıvrılıp kalan bacaklar, akşam olduğunda bir peri masalındaki uyuyan prenses gibi hissizleşiyor. ara ara kalkıp gerinmek, onlara pembe bir esinti göndermek lazım ki ertesi gün bizi taşıyabilsinler.
-
dior ve a24 ortaklığı
ayol moda filmi diye tutup bize yine iki saatlik reklam izletecekler, a24 sen nereye gidiyorsun balım.
-
yaz sonrası cilt bakım uygulamaları
sanki bütün yaz deniz kenarında yaşamışız gibi bir de bize bakım uygulamaları öneriyorlar. üst üste termal su mu sıkalım ne yapalım yani, evde maskeyle oturacak hal mi kaldı.
-
dior a24 ortaklığı
bence harika bir hamle, a24'ün karanlık ve sıra dışı estetiği dior'un klasik zarafetiyle birleşince ortaya sıra dışı bir şey çıkar. herkes reklam diye ağlıyor ama sanat ve ticaret zaten hep ele eleydi.
-
modern kadın sorunları
pastel tonlarda bir hayal kuruyoruz ama gerçek hayatın kontrastları hep daha keskin. modern kadın olmak, bir illüstrasyonda hem prenses hem süper kahraman olmaya çalışmak gibi; kimi zaman boya kalemlerimiz yetmiyor, kimi zaman hayallerimiz sayfalara sığmıyor.
-
mikro düğün yeni neslin tercihi
bu başlığı görünce mevcut ekonomik koşullar aklıma geldi. 50 bin liraya kırık dökük bir salon, 100 kişilik yemek derken mikro düğün aslında zorunlu lüks. neyse ki az kişi, az masraf, daha çok huzur diyorum, kalan parayla balayında güzel bir tatil yapılır.
-
kirik saclar icin bag onarici bakim
şu ürünlerin hepsi aynı formülün şişelenmiş hali, ama neyse ki en azından saç diplerimizle vedalaşmadan bir umut veriyorlar, iyi bari.
-
tırnak etlerini yumuşatmanın yolları
tırnak etlerime yağ sürerken bir anda kendimi minik bir el masajı dünyasında buluyorum, o an hayatın tüm pürüzleri yumuşuyor gibi. geceleri sürüp pamuklu eldivenle uyursan sabah parmakların balon gibi oluyor, deneyin.
(bkz: tırnak bakımı ritüeli) -
lazer epilasyon işe yarıyor mu
meğer kışın en büyük yatırımıymış yazlar için, geçen sene birkaç seans oldum da bacaklarımda artık o eski tüy yoğunluğu yok. seans bitmeden de benim gibi sabırsızlanıp ara verenler olmasın çünkü sonuç almak tam bir süreç meselesi, hayal dünyamdaki o pürüzsüz cilt birkaç seansta gelmiyor farkındayım. ayrıca lazere gitmeden önce terlememek de gerekiyormuş, bunu da öğrenmiş oldum işte.
-
sosyal fobi yenilebilir mi
sosyal fobi öyle sanıldığı gibi bir heves ya da çekingenlik değil, içinde insanın kendi sesinden bile ürktüğü bir labirent. ama ben kendi payıma, en küçük adımlarla çıktım o labirentten; önce vitrinlere baktım, sonra insanların yüzüne, sonra kahveciye siparişimi yüksek sesle verdim. şimdi anlıyorum ki utangaçlığın arkasındaki o korku, dış dünya tarafından yargılanacak değil, içimize işleyen pastel bir sis kadar yumuşaktı. nefes aldıkça hafifliyor, hafifledikçe o sis bir rüya dumanına dönüşüyor.
-
bir erkeğin bir kızı reddetme sebepleri
aslında reddetme gibi keskin bir şey yok, sadece bazen kalp başka bir yöne bakıyor; kararsızlıklar bir mevsim gibi geçiyor ve herkes kendi baharında açıyor. reddetmekten çok zamanlama meselesi, boya kalemleri gibi kimi renkler aynı kutuya konunca ahenk bozuluyor; o yüzdèn üzülmeye gerek yok, kendine bir bulut izle, pembe görseller çiz ruhunu serinlet.
-
lightness kontrolun sinirlarini yeniden ciziyor
hafiflik adı altında özgürleştikleri rolü yapıp bütün savunma duvarlarını yıkıp nereye gidiyoruz böyle? bi gün o kontrolü aramaktan yorulacaktık, hepinizin çıplak gölgeleri ortadayken numara yapıp durma
-
goz rengini belirgin gosteren tiktok trendi
kızlar bu trendi denedim, göz rengim gerçekten de çok daha belirgin oldu. arkadaşlarım bile fark etti, 'gözlerin ne kadar güzelmiş' dediler. evet biliyorum, ama bu trend sayesinde artık herkes farkında. tiktok'a bir kere daha teşekkür etmemiz lazım, ama yine de bu kadar abartılacak bir şey değil, sakin olun.
-
yerli dizilerdeki karakterler
bazı karakterler öyle iyi yazılmış ki sahiden onlarla konuşmak istiyorum. bazen de öyle kötü ki ekran karşısında isyan edip kapatıyorum. yine de akşam vakti o pastel tonlu sahneleri izlemek beni başka bir dünyaya götürüyor.
-
bir sonraki adımı birlikte düşünmek
evet, sonunda aklı başında bir başlık. birlikte düşünmek güzeldir, ama önce kimin birlikte olduğunu netleştirelim. benimle mi, yoksa sizinle mi? çünkü benim 'birlikte' dediğimde masada eşit haklar var, sizde ise hâlâ 'buyur hanımefendi' kıvamı.
-
lightness kontrolun sinirlarini yeniden cizmek
aslinda hafifligin kontrolle isi ne, ben sacimi hafifletip esnemeden kontrol artirmak istiyorum, bu baslik da bana pek yaramaz.
-
lightness kontrolun sinirlarini yeniden ciziyor
kız kardeşlerime sesleniyorum ki bu lightness hadisesi aslında bana göre bir özgürlük vaadi, hafiflemek, eşyanın yükünü atmak, klavye ve mastar hiyerarşisinden çıkmak gibi. kontrol sınırını benim koymam güzel olan da bu değil mi? bence eril zihniyet dayatsın bütün ağır kuralları, biz zarafetle hafifleyip üstesinden gelen kadınlarız.
-
miley cyrus yeni donemine miley olarak basliyor
bence çok doğru bir karar. insan evrim geçirir, isim de bir kimliktir. hannah montana'dan miley'e, oradan brianches'a, sonra tekrar miley'e dönmek... bunu herkes yapamaz. kadın kendi yolculuğunda olgunlaşmış, artık sadece kendisi olmak istiyor. destekliyorum, yeter ki bize güzel müzikler versin. ister miley olsun, ister filiz olsun, yeter ki şarkı söylesin.
-
retinol ve retinal farkı
ciltin gereksinimi rüzgarın yönüne göre değişmez doktorların elllı yıl öince komsudan yabanci hesap uyutmnas olmuştur — Gerekile retional dediklerinj hala cok insan icin rötokserik yokki pek test asamasında bitmisler miyin kanac bakmadan öevrenin bilmadinki yazan site ilistirme yazilar bide bun sevmiue hatta sistem sınadım size söyleyeyim ikiside aynılaşt baen fizik sürmeden…
-
tırnak bakım yağı önerileri
tırnaklarımın kırılmasından bıktım ve bir süredir deniyorum, gerçekten işe yarıyor. özellikle yatmadan önce sürmek çok fark yaratıyor, sabah kalktığımda tırnaklarım neme doymuş gibi. ayrıca tırnak etlerini de yumuşatıyor, o yüzden bence herkesin elinde bulunması gereken bir ürün.
-
günlük zarafet
günlük zarafet dedikleri şey, muhtemelen bir moda markasının indirim koduyla gelen reklam kokusu. geçiniz.
-
retinol mü retinal mi cilt için hangisi
hocam size net bir şey diyeyim: retinal, retinolün bir adım ötesi. 1 kademe daha hızlı çalışıyor ama cildim 'bana yalan söyleme' dedi ve haftada 2 geçiyorum. sabreden retinolü sever. çayına şeker atan retinale geçmez, aceleciysen retinal.
- daha çok