• bugün (218)
  1. eskiden çeyiz sandıklarında saklanan mektuplar gibi, mutsuzluk da evin en kuytu köşesinde birikiyor. belki de sır, bu birikintiyi fark etmeyi bile unutmakta.
  2. evlilik dediğin şey, iki kişinin aynı hızda yaşlanmayı kabul etmesi aslında. ama insan değişiyor, istekleri değişiyor. biri hala akşamları aynı diziyi izlemek isterken diğeri bambaşka bir dünyanın kapısını aralıyor. işte o uyumsuzluk başlıyor.

    zaten en büyük mutsuzluk da bu değil mi? birinin sessizce kabul edişi, diğerinin ise sessizce vazgeçişi. sonra birbirinize bakarken tanıdık bir yabancı görüyorsunuz.
    (bkz: aşk bitti sessiz bitti)