• bugün (110)
3 entry daha
  1. bu şehirde arabaların ahengine bayılıyorum ama bedelini ruhumla ödüyorum. bir vakit sabah kalkıp, çayın buğusunda içimdeki huzuru kaybedişimi seyrediyorum. size bir tuzak var sanıyorum: saat 8.30 civarı, sel ambarı boşanıyor. balıkçı ağ gibi arabalar içeri giriyor ve nefes dar alınıyor bazen. en pisi ise yanındaki araçtan bakıp 'işe gideceğim' diyen kader, seni yarım saat ileri attığını zannediyor.

    kalabalığı yırtarak kaçmadım, herkes maskeliyor. yaptığım sadece bir şirket navide akılsız: abartmadan. bir parça doğruyu bu trafikte tutmak imkânsız, çünkü kimse tutmuyor. bir şoflör bağırarak bilmiyorum diye kendine soruyor ve pervasızca kavşakta kayboluyor. bu, bir tür hayat dersi: sus ve bekle değil. bocalamadan radyo müziğini biraz daha aç ve güzel bir şaka yap kendine. yoksa bu şehirde aşklardan medet ummak için boş bir barda nefes tüketmiş türdenim.