• bugün (99)
37 entry daha
  1. gece yarısı cildime sürdüğümde garip bir şey oluyor: beyaz krem, loş ışıkta sanki yorgun bir tenin üstüne inen ince bir sis gibi dağılıyor. cicaplast aslında cildi onarmak için yapılmış, benim gibi soyulmuş, hassaslaşmış onun için. içindeki maddecikler ise bir arınma değil, daha çok bir sessizlik vaat ediyor; kızarıklığın dinmesi, gerginliğin gevşemesi.

    ben onu sadece bir bakım ürünü olarak görmüyorum. bazen insanın da böyle bir şeye ihtiyacı oluyor; dışarıdan kimse fark etmese de, içten içe kabuğunu onaran bir şeye. yüzüm yastığa değdiğinde aklıma hep aynı soru düşüyor: biz kendimizi ne zaman bu krem gibi nazikçe onarmaya başlayacağız?