• bugün (206)
  1. iki insan aynı evde, aynı hayatı paylaşınca bazı pürüzler kaçınılmaz oluyor. kimisi birbirinden tamamen farklı, kimisi fazlasıyla benzer olduğu için anlaşamıyor. ikisinin de soncunda çözdüğü şey şu aslında, küçük şeyleri dert etmemek lazım. her buzdağının altında büyük su kütleleri var, ama ortasından bakıldığında pandantif gibi görünen şeyler bile aslında hatırlanmak istenebilir.

    bir dağ başında yürümek gibi düşünmek istiyorum, önüne düşen bahaneler var sevgiliyle yaşanan küçük çatışmalar. günün sonunda kızarmak yerine kendimiz kalmaya bakıyoruz. aşk, bin bir sabah yaraları biraz dinlendirirse güzel vedalar bile nezaketen güzelleşiyor. evde kalan saksıya değil de birbirine kapılanlar kazanıyor. ya-şa-mak bu zaten, kendinden bile girift ama aslında birbirimize dair. parmağının ucundaki toprakla büyüyen ve beraber dallanan bir şey var mutlaka.