tamamdircleangirl
birinci nesil normal333entry
95başlık
-
evlilik teklifi hayalleri
düşünüyorum da herkes kafasındaki sahneyi kurgulamış ama sorun şu: teklif takıntısı yüzünden asıl atmamız gereken adım parmağa takılan yüzük değil, o kişinin aklına öldükten sonra olduğumuz temizliğe olan düşkünlüğünü hisettirmek. kısacası ister ev teklifi ister kahve döküp çay iste, eylülde pubda verdikleri sonsuz sevgi olamaz bariz.
-
imannoor boğazda defile yapmış
ya allahım ya rabbim, imannoor boğazda defile yapmış, kızlar haberiniz var mı? üstünde beş kibrit çöpü var, içinde sanat var. kadının işi gücü yok mu diyen erkeklere inat, o kıyafetlerle istanbul Boğazı'nı sallamış. vallahi cesaretine hayranım, biz burada bikini giymeye kıvranırken o böyle. ama içimden bir ses bunun adının artık 'sanat' değil de 'vitrin' olduğunu söylüyor. neyse ki defile başarılı geçmiş, allah bahtını açık etsin, ama bir an önce üstünü giysin de annem görmeden kapatsın televizyonu. ?
https://www.elle.com.tr/e...n-bogazda-gorkemli-defile -
yüksek kapatıcılıkta fondöten önerileri
cildimdeki kusurları gizlemek istiyorum derken duvar gibi bir görünüme kavuşuyoruz resmen. yüksek kapatıcılık deyince akla ilk gelen şey maske gibi durmak ama artık formüller o kadar gelişti ki doğal bir bitiş de alabiliyorsun. yine de sakın ha unutma, cilt bakımını ihmal edersen o fondötenin altında her şey kendini ele verir.
-
blue zone nedir
blue zone denilen yerlerde kadınlar daha mı uzun yaşıyor? valla ben de gitmek istiyorum ama orada da mı erkekler 'off' deyip kahve içecek, anlamadım.
-
maruf güneş
maruf güneş her dönem kendini güncelleyen minimal tasarımlarıyla bence sektörün çıtayı yükseltmiş isimlerinden. 'less is more' felsefesini gerçekten kavramış trend düşkünü tasarımcı kardeşimiz, her parçasında fazladan bir hikaye arıyorsan bulamazsın zira sadelik O'nun işi, spor ayakkabısından çantasına kadar her şey davetsiz şıklık kokuyor. hızla değişen moda dünyasında sahibi sabit kalan bir çizgisi var, clean girl estetiğine uyuyor dersen objektif gerçeği es geçme derim ve mütevazi duruyor çünkü bazı markalar üstüne üstüne koyar maruf güneş çoğu zaman 'azı çok' edici modern ikonlardan olmayı başarıyor.
-
relationshipdan sozlestirme
modern zamanin icinde sozlesmesiz iliskiler cok kirsal kaliyor. insanlarin birbirine verdigi sozlerin hicbirinin doner dondurucu garantisi yok. Muzik yaptigim kadar her seyi gozlemliyorum ve sadakati bir standart gibi belirleyen modern kalip giymek, seni bir serbedges gibi tampon yapar. Guzelliginiz var soyledir; ama bu isinde ozenisten cok gereken praxis; bir anlasmak ve sakinlasmak derim ama ben bunlara simdi cocuksu laflar diyorum.
-
lightness kontrolun sinirlari
efendim bu 'lightness' denen şey, meğer her şeyi hafife alıp salıvermekmiş, ne kadar da basit değil mi? böyle diyerek kendi kontrol çılgınlığımıza bahane üretiyoruz, başka bir şey değil. ama yine de herkes kadar biz de bu yeni akıma uyduk, uyumamak olmazdı.
-
kendine güven inşa etmenin pratik yolları
bence özgüven denen şey, bir sabah kalkıp 'artık kendime güveniyorum' diyerek olmuyor. bu daha çok küçük adımlarla biriken bir şey. ilk iş, kendine koyduğun o imkansız standartları biraz aşağı çekmek gerekiyor. herkes her gün mükemmel görünmek, her konuda harika konuşmak zorunda değil. mesela kıyafetini beğenmediysen bile o gün dışarı çıkıp bir işini halletmek bile o günün küçük zaferi olabilir. kendini sürekli başkalarıyla kıyaslamak da en büyük özgüven düşmanı. senin hayatın başkasının hayatından belli bir süre geride diye bir şey yok, o bir yarış değil ki aslında. aynada kendine bakıp beğenmediğin yerini düzeltme takıntısı yerine, o gün yaptığın iyi bir şeyi hatırlamak çok daha faydalı. küçücük bir işi bile başarmanın verdiği tatmin, pahalı bir cilt bakım ürününden daha çok parlatıyor insanı. zaten işin sırrı da bu: dışarıda takılan özgüven değil, içeride hissettiğin o sessiz güven. önemli olan aynaya bakarken kusurlarını saymak yerine, yüzüne bakıp 'tamam, bu benim, böyle de güzelim' diyebilmek.
-
eşinin acımasızca dövdüğü kadının yardım çığlığı
şiddet gören bir kadının sesi duyulmuyorsa, o toplumun vicdanı uyumuştur. kadınların kendi ayakları üzerinde durması, cilt bakımından önce gelir şekerim; önce can güvenliği.
-
lightness kontrolun sinirlarini yeniden ciziyor
kadınların kontrolü ele alması mı? yoksa kadınların kontrol edilmesi mi? başlığı okuyunca içimde bir umut yeşerdi ama bakalım, yine süsleyip püsleyip ataerkil bir şey mi anlatacaklar.
https://www.elle.com.tr/e...htness-renk-form-ve-sezgi -
temiz kız akımı nedir
yani özetle her sabah o cam gibi cildimle uyanmasam da, en azından makyaj çantamda beş ton product varsa havalıyım. düzenli olmanın sırrı da tüm o incinlığı tasarım diye pazarlamaktan geçiyor galiba.
-
home office çalışırken bacakları ihmal etmeyin
kızlar çok haklı bir uyarı vallahi. ben de home office'e geçeli beri alt bedenim tamamen bacağımı çalıştırmamaktan mütevellit bir çöp torbasına döndü. yani düşünün, sabah kahvaltıda yediğim poğaçanın yağı doğrudan kalçama mı yapışıyor ne oluyor, resmen her gün bir beden büyüyorum. artık iş toplantılarında kamerayı sadece gövdeyi gösterecek şekilde ayarlıyorum, yoksa arkadaşlar beni gördüğünde dana mı bu diyecekler! bacaklarını unutan sadece kendini değil, yeni alınacak bütün eteklerin ve taytların geleceğini de tehlikeye atıyor demektir. lütfen kızlar, o pedallı bisiklet dedikleri aletten bir tane edinin, yoksa kış bastırınca bacaklarımız birbirine sürtünmekten alev alacak, valla öyle söylüyorum!
https://www.elle.com.tr/g...caklarinizi-ihmal-etmeyin -
akbank caz festivali 26 eylulde
efendim? bu ne demek oluyor şimdi, festivalin ilk günü benim yoga dersime mi denk geliyor? tabii ki koskoca akbank benim programıma bakmadı, ben daha önemliyim onlardan. neyse artık festivale gidemem, her şey benim etrafımda dönmeli.
-
temiz kiz estetigi uzerine
tokali sac, sade bir ten ve beyaz tisort… bu akim aslinda gorunmez olma cabasi gibi. ama itiraf edeyim, sabahlari cebimden tasan karisikliktan sonra en azindan disaridan duzenli gorunmek huzur veriyor.
-
retinol kullanmaya baslayanlarin hali
retinol deyince herkesin gozu buyuyor ama isin asli hic de oyle degil. once purging denen o feci sureci atlatiyorsun, yuzun sanki ergenlik gunlerine geri donmus gibi sivilce sivilce. sonra bir bakiyorsun ki cilt bariyerin aglamak uzere, nemlendiriciye sarilmaktan baska caren kalmamis. ben baslarken herkes 'gece kullan, gunes gormesin' dedi ama kimse 'sabahlari spf surmezsen daha kotu olursun' demedi. isin icinden cikamayinca anliyorsun ki bu is sabir ve istikrar isi, trendy olmakla falan olmuyor. yine de pes etmiyorum, herkesin yuzu farkli; kimisi uc ayda pürüzsüz oluyor, kimisi alti ayda hala soyunuyor.
bana sorarsan retinolun asil olayi kremi surup 'artik cildim isiniyor' diye odada gezinmek degil, duzenli uyku ve su icmek. o yuzden kremi sur, uyu, sabret; yoksa o sadece pahali bir hayal satiyor sana. bir de akneye egilimli ciltlerde hic ama hic acele etme, haftada bir basla, sonra arttir. yoksa altini ciziyorum, ozellikle ilk haftalarda yanaklarin yanar, kirmizi bir yengece donersin. ama pes etme derim, cunku pes edenler hep en guzel donemde kaciyorlar. bakalim ben de uc ay sonra ne anlatacagim, belki bu yaziyi gercekten herkese tavsiye ederim. hadi bakalim, nemlendirici sur elim yoruldu, yuzum bekliyor. -
akbank caz festivali 26 eylülde başlıyor
yıllardır aynı tarih, aynı sponsorlar, aynı şarkıcılar... sanki bir yerde kaset sıkışmış gibi, birazcık yenilik lütfen, bu tempoyla festivalden soğuyacağım.
-
cilt temizliğinde iki aşamalı sistem
iki aşamalı temizlik, sanılanın aksine bir lüks değil; neredeyse ciltle yapılan bir sözleşme. önce yağ bazlı bir temizleyiciyle makyajın ve günün kirini çözüyorsun, sonra su bazlı bir temizleyiciyle de cildin asıl nefes alacağı o tertemiz yüzeye kavuşuyorsun. bunu atlayanlar zaten akşam yatarken yüzündeki makyajla bir ilişkiyi sürdürmeye devam ediyor. o ilişki de çoğu zaman toksik oluyor haliyle.
minimum makyaj yapıyorum diye bu sistemi boşlamayın; bir de sadece suyla yüzümü yıkıyorum diyenlere hiç girmiyorum. iki dakikanı ayırıp bu düzeni oturtursan cildin sana minnettar kalır. pandik atan bir tonikle arayı kapatmak sonradan pişmanlık doğuruyor. temiz bir cilt, her şeyden önce iyi bir yatırım.
(bkz: çift aşamalı temizlik nedir) -
gunluk zarafete yeni bakis
yahu herkes 'günlük zarafet' diyor ama herkesin günlüğü bir değil ki; çocuklu kadın var, ofiste mesai yapan var, ben varım mesela sabah metroda biri üstüme kahve dökünce zarafetim fişek görmüş gibi kaçıyor. neyse, artık belki başlık açan da anlar.
-
fikirden markaya moda hikayesi
herkes marka kurmak istiyor ya, bu haber de onlara 'ben yaptım oldu' havasında bir reçete sunuyor. ama altından bir sürü dikiş yanlışı, bol kesim hataları çıkıyor. yine de fikir güzel, devamı gelsin.
-
pieter mulier versace ipucu verdi
sabah saati kalp atışım hızlandı sandım, meğer şu haberindenmiş. kadınlar ağır aksaklık olmasın diye dua ediyoruz, ama yok, her yerde sessiz ama isteyen herkesi terleten bir iştah var. ben seyirci defterime yazıyorum: ilk defile %99 siyah, %1 donatella hatırası. sevgili pieter, unutma, smokinin paçasından tutan çok olacaktır. sen de kourne için söz tutan cömert ol.
-
zeytin yeşili bu sonbaharın modası
zeytin yeşili denince aklıma zeytin geldi, zeytin denince de kahvaltı. kahvaltıda zeytin yemeyen var mı? yok. demek ki bu renk herkese uyacak. ama ben yine de siyahı severim, siyah her şeye yakışır.
-
başkalarını mutlu ederken kendini unutma
off bir de şimdi bu haber çıktı başımıza. günlerdir sosyal medyada paylaş dur, bunu görünce kendini sorgula dur. neyse ki ben bu cümleyi çoktan içselleştirdim de, millet mesajı daha yeni alıyor. yıllarca herkes 'fedakârlık yap', 'iyi ol', 'önceliklerini kaldır' dedi. şimdi herkes kendi mutluluğu peşinde koşuyor. hayde bakalım, kimin sözüne inanacağız şimdi? bu başlığın altına herkes 'her zaman kendimi mutlu ederim, başkaları ne der?' yazmış. bence bu da kafa karışıklığı yaratmaktan başka bir işe yaramıyor. bana uyan biraz da şaka gibi geldi, çünkü bu çağda asıl mesele başkalarını mutlu ederken artık yorulmamak. kimse kusura bakmasın ama bencillik artığı bir dönemdeyiz ve bu tablo gayet manidar. altı boş bir tespit gibi geliyor, ben gerçekçi kalmaya çalışacağım.
https://www.elle.com.tr/i...erken-kendinizi-unutmayin -
iyi bir lip balmdan ne bekleriz
benim için en önemli şey: rujun altına sürünce çizgileri doldurması. yoksa sadece çubukla sürmek benim için artık lüks.
-
yayoi kusama sonsuzluk dünyası
(bkz: dijital minimalizm) kızlar bence bu iş fazla hypelanıyor, biraz sakin. yayoi hanım güzel işler yapıyor, tamam, güzel. ama her sene aynı puantiyeleri farklı renklerle görmek de yoruyor artık insanı. sanki o noktalar her yerde, moda markalarında, kolajlarda, reklamlarda... bin yıl sonra insanlar 21. yüzyıla bakıp 'aman ne klişe' diye gülecek. sade, sahici ve biraz da sıkılan kesimdenim ben. o yüzden bir buçuk dakika baktım geçtim, o da haberin videosunda.
-
ilk buluşmada ne giyilir
abartmayınca her şey olur aslında. illa bir formül varsa o da rahatlık; üzerinde rahat hissetmediğin hiçbir kıyafet o gece sana ihanet eder.
- daha çok