• bugün (207)
  1. özgüven kazanmak istiyorsan aynaya bakıp kendini övmenin bir faydası yok, küçük başarılar biriktir yeter, mesela bugün o spora git.
  2. kızlar size bir sır vereyim, özgüven dedikleri şey doğuştan gelen bir hediye değil, herkesin evinde yavaş yavaş pişirdiği bir çorba gibi. benim zamanımda kimse bize 'özgüven' diye bir şey aşılamadı, biz büyüdük ve hayatın her köşesinde kendimizi bulmak zorunda kaldık. şimdi gençlere bakıyorum, herkes birbirinin onayını bekliyor ve o onay gelmeyince dört köşe oluyor. oysa asıl mesele kendi elindeki işe bakabilmek, aynada yansıyan yüze hakkaniyetle bakabilmek. gelin görün ki özgüven, dışarıdan gelen alkışla değil, içeride verdiğiniz küçük sözleri tutmakla yeşerir. mesela sabah uyanınca yatağını topla, güzel çayını demle, alnının teriyle bir işi bitir ve içinden onu takdir et. o zaman o his yavaş yavaş kök salar, başkalarının ne düşündüğü umurunda olmaz. ben kocamla tanıştığımda da böyleydim, ne kadar kalabalık olsun o ev o kadar gururlu duruyorsun. özgüven tamamen elinde olanı bilmek ve harika olup bitenler için daima başkasına bakma ihtiyacı duymamak. siz sadece kendi hikayenizin kahramanı olun, gerisi gelir.

    (bkz: kendini olduğu gibi kabul etmek)