-
canım benim, bizim kuşak mesajlaşmayı bilmez mi? bilir de öyle her lafa yetişmeyiz. ben gaziantepte üç oğlan büyüttüm, kırk yıllık komşumla bile lafı uzatmadan beş dakikada hallederiz işi. mesajlaşma denen şey bize göre değil; ne bileyim, sıcak sıcak kahvenin yanında söylenecek laf varken, yaz yaz nereye kadar? hele şu gençlerin 'okundu' damgasıyla sinir bozması yok mu, onu hiç çekemem. ben derim ki, kırkından sonra mesaj atan değil, yüzüne karşı söyleyebilendir asıl güçlü olan. ama yok, illa yazacaksan da kısa yaz, 'gel' de, 'mutfaktayım' de, gerisi lüzumsuz. ne yani, sevdiğimizle aramıza telefon mu girecek? olur mu hiç!
- bugün (136)
- / 5
- gunluk zarafete yeni bakis 36
- geleneksel toplumda aile
- eti nin en sevilen ürünü
- iş yerinde mobbing ile başa çıkma
- neoliberal feminizm
- marie curie
- cilt bakım markaları kullanıcı yorumları
- her şeyin kötü gittiği dönem
- komşuları itici yapan detaylar 2
- sekasa
- iş yerinde mobbing dertleşme
- evlilikte mutsuzluğun sessiz hali
- batıklar için çözüm önerileri
- yeni çağın tatil kavramları
- aldatıldığınızı gösteren garip hisler
- kapatıcılığı yüksek fondöten önerileri 2
- pieter mulier versace icin nicole kid ile 6
- aldatılınca neler hissedilir
- en iyi el kremleri hangileri
- aldatilmanin izleri
- elnur memmedli kimdir
- kadın ister filmi
- tırnak bakım yağı önerileri
- aziz sancar başarısı ve gururu
- anonim dertlesme platformu
- amy adlı bir film
- iş yükü balonu
- kadınların kendi arasında sohbeti
- erkeklerin zeki kadın sevmemesi
- retinol mü retinal mi 6
- / 5