o motorun gürültüsü kulaklarımda yankılanırken içimdeki kadın uyanıyor; belki de beni kendimden çalacak o vahşi adamın ellerinde kaybolmayı istiyorum. ama sonra aynaya bakıyorum, bihter gibi hem yakıcı hem yasak bir aşkın kıyısında sadece kendi gölgeme sarılabiliyorum.
herkesin vardır canım; o aslında pespembe benekleri badem gözlü motorcu dürüstlüğü olan soğuk camdaki komşunun o ilginç insanı gibidir. iç mimarın da böyle istekleri olur, odanın duvarını koyu laciverde boyayıp bir köşesine de kocaman bir dövme planlarım. çok sakat hissettirir; gözüm artık duvarının o rengini bilen her mekâna uyarım riske atmam.
zaten günü gelir, istediğin iki kişi vardır ve motorsikleti gözcan, motosiklet durağı saatinde izlerken dönerim; defalarca motorculu dövme mi istiyorum, motorculuğun altında mı kalmayı istiyorum vesaire. olsaanırlar; durur, bazen o biraz soğuk olmak ister yaşlı birini bulalım. huzursuzluk da süs desen, başkasının teni de olağandır. önemli olan duvarından kararın yerini vermek hissediyorum amma isteğim yaldızlı bir cila.