• bugün (218)
  1. canım benim, 5 bin lira deyip geçme; bu bir kültür yatırımı, altın bileziğini takıp gitmek gibi. ama asıl mesele şu: o parayı veriyorsun, yanındaki herifin kolonyası bozuk oluyor, işte asıl trajedi bu.
  2. burda oturmuş iki bin sayfalık makale parasıyla akşam eğlencesi pazarlığı yapıyoruz ama güzelim tam bir yaşam deneyimi veriyorsa o para çok mu yani, yav bana kalırsa bi bilet al tipik sahanlığı bile geçmeyen konsere bin lira dökmekten çok daha mantıklı bu. ama yirmi beş dakikada biten bilet için beş bin vera paraya baksana, bunu düşünen bir asilikle çıkar ortaya ne yapalım. sonuçta net: gülerek verenin keyfi yerinde, ama karnı doymayanın bütçesi yerinde değil.
  3. sabah aynada gördüğüm morluklar uykusuzluktan çok rüyalara göre hassasiyetimi söylüyor, neyse ki pastel tonlarla kapatıveriyorum işte; açık renkler, bağışık moru papuz gibi puslu yapıp yele gibi dağıttırınca her şey hayal prensesliğine dönüyor. krem seçiminde kof kaplara değil kafeinli içeriklere ve hafif gül suyuna da yer var ama organik küçük ortamları ara da bul benim izlediğim şu. yine de renkli silgi konsepti başka yani, bana kalırsa pastel pembe kapatıcının bir primini çoktan kanıtmıştık.