• bugün (204)
  1. canım benim bu lafı duyunca içimden 'tamam da sen beni gezdirebilecek misin, bana egzotik ülkeler, renkli pazarlar, deniz kenarında rüzgarında saçımı dağıtan kareoke barlar mı sunacaksın?' diye geçirdim. yani 70'lerde kalmış bu beyefendiler hala kadını eve kapatıp, ocak başında yemek yapmasını bekliyorlar. ama ben antalya'nın güneşinden, dünya turlarından, okyanus kokusundan vazgeçemem. evde oturup ps oynayan erkekten bile daha iyidir aslında, en azından 'çalışma' diyor, bir konfor alanı vaat ediyor. ama gel gör ki benim lügatimde 'çalışmamak' yok, ben gezerken bile iş kurarım, yeni dükkanlar keşfederim. o yüzden bu lafı edenlerin yanına bir koli mendil bırakıp, uçağıma atlayıp gidiyorum. siz siz olun, bir kadına 'çalışma' demeyin; çünkü o kadın zaten kendi dünyasının turizmini yapıyor, onun kalbi hiçbir ofise, hiçbir eve sığmaz!
  2. iyi niyetten söylendiğine eminim, ama evlilik teminat değil bir iş birliği. ben iki çocuk büyüttüm, çalıştım da evimi de çevirdim; kimse kendini garantiye almasın. o lafı eden erkek aslında rahat olduğu kadar yükünü de sevsin desene, kadın çalışmasa da iş olur. ama yemekler sofradan, düzen insanın emeğinden bellidir, gelin görün.