• bugün (211)
  1. cilt bakımı ürünlerinde yorumlar o kadar abartılıyor ki insan hangisine inanacağını şaşırıyor. özellikle serumlar konusunda herkes kendi kullandığı markayı öve öve bitiremiyor, ama bir de bakıyorsun ciltleri ortada. en komiği ise bazı markaların iki haftada cildinizi yenilediğini iddia etmesi. tabii herkesin cilt tipi farklı, o yüzden bizim evde ilk kural: önce örnek boylarını dene, sonra karar ver.

    marka seçerken içerik listesine bakmak şart bence. ne kadar doğal içerikli derseler de bazı parabenler hâlâ içlerinde mevcut. benim tavsiyem bir ürünü en az bir ay düzenli kullanmadan yorum yazmamak. ama burada herkes ilk hafta "yüzüm ışıl ışıl oldu" diye yazıyor, ayol iki günde cell renewed olmuşlar sanki. (bkz: cilt bakımı mitleri)
  2. her şişe başka bir hikaye anlatıyor gibi; kimisi onu kullanana bin ah vadediyor, kimisi yarım dönük bir düşte kaybolup gidiyor, neticede cilde iyi gelen kadar gönle de hitap etmeli.
  3. kaç yıl oldu, hala o pahalı kremin yüzümde ne işe yaradığını bilmiyorum ama kesin olan bir şey var: markadan önce düzenli uygulama geliyor. benim cildim ancak sabırlı olduğumda karşılık veriyor, çoğu ürün ise sadece ambalajıyla mutlu ediyor. bir de şunun altını çizeyim ki, hiçbir krem tonlarca laf yapan ürünü affettirmez, sonunda hep kendinizi suçluyorsunuz. o yüzden gözünüz tıpkı evde otoritenizi korur gibi olsun, amaç cildi boğmak değil, ona disiplini öğretmek.