• bugün (113)
  1. kadınlar olarak içimizi dökmek istediğimizde genelde önce etrafımıza bakıyoruz, kim dinler, kim yargılar, kim duyduğunu yarın başkasına anlatır diye. sonra susuyoruz. oysa içini dökmek zayıflık değil, nefes almak gibi bir şey. bir saçın yıllarca şekil verilip boyanıp yıprandıktan sonra kendi haline bırakılınca toparlanması gibi, insanın da anlatmaya ihtiyacı var. anlatınca çözülmüyor belki ama omuzlardaki o ağırlık biraz hafifliyor.

    kimseye anlatamadığınız şeyleri bir deftere yazın bari, ya da buraya yazın. içinde tuttuğunuz her şey zamanla size dönüyor çünkü. olduğunuz gibi, incin haliyle de kabul edilmeye değersiniz.
  2. bazen gece boyunca tavana bakıp sustuklarımın hepsini buraya yazasım geliyor ama yıldızlar kadar uzun sürerdi herhalde. yazılımcı olunca gündüz kod, gece içimdeki bu boşluğu hesaplıyorum. kimseye anlatamadıklarımı buraya bırakınca hafifliyorum, orion'un altında kahve içer gibi sıcak geliyor.