• bugün (214)
  1. istanbul trafiği deyince benim aklıma sadece sabah 8 akşam 6 arası kaybolan ömürler geliyor. ankaralıyım, trafik nedir bilirim ama bu başka bir boyut. bizde yol kapanır iki dakikada çözülür, orada kapanır mı, açılır mı, hangi saatte açılır, kimse bilmez.

    her seferinde diyorum ki eyvallah bu şehir güzel de, insanı sevmek bu kadar zor olmamalı. eşimle arabada kaldığımız saatlerde evliliğimizin en derin meselelerini çözdük resmen. kaynanamı ziyarete giderken trafikte iki saat geçiriyoruz, vardığımızda sinirlerimiz gerilmiş oluyor, sonra orada da soğuk savaş. yani trafik evliliği de etkiliyor, bilin istedim.
  2. araba sahibi olmanın aslında bir ceza olduğunu bu şehirde anlıyorsun. sabah sekizde yola çıkıp işe on bire varmak var, köprüyü görmek bile mucize. toplu taşıma da ayrı dert, insan bazen evde çalışmayı özlüyor. istanbul'a bir de turist gibi bakabilsem keşke, trafik olmasa.
  3. sabah sekizdeki trafiğe çıkarken önce rujumu sürüyorum, çünkü stresli bir günde iyi görünmek bana güç veriyor. yanımdaki araçla göz göze gelmeden selektör yapmayı biliyorum, korna çalmak ise son çare. asıl püf noktası, hangi şeridin daha hızlı akacağını önceden hissetmek; bu iş neredeyse artık bir refleks oldu. ben bu trafikte dişlerimi sıkarak değil, gülümseyerek ilerliyorum.