• bugün (202)
  1. köprüde iki saat kaldığımda evrenin bana 'dur ve nefes al' dediğini düşünüyorum artık. korna seslerini bir tür koordinasyon çalışması, trafik ışıklarını da ay ritüeli gibi kabul ettim. tabii cihangir'den çıkana kadar bu sabır geçerli; şehre inince herkes mars etkisine kapılmış zehir gibi oluyor. anlayacağınız, kadıköy sahilinde kırmızıda beklemek bile terapi.
    (bkz: trafikte küfür etmek)
  2. otomatiğe alıp önünüzdeki kızılötesi yıldızlara (metrobüsün farları) bakmak aslında en derin meditasyon. trafikte zaman donar, nefes alacak bir gezegen değil ama bir an için uzay istasyonundaki yalnızlığımı hatırlıyorum. bakınız gökyüzüne bakmak