• bugün (213)
  1. geceleri uyutmuyor ama gündüzleri de yaşatmıyorlar. o masanın başında otururken kendini bir kediotu kökü gibi hissediyorsun; toprağa bağlı ama bir türlü büyüyemiyorsun. iş arkadaşlarının bakışları, o 'bir şey mi oldu' diyen sinsi ses tonu… insanın ruhunu törpülüyor. bu tarz ofis psikolojisi bu tarz çalışma hayatı bu tarz sessiz istifa.
  2. kızlar, bu yaşıma kadar çok iş yeri gördüm; mobbing denen şeyi de iliklerime kadar yaşadım. bir amir sana bağırıyor, işini küçümsüyor, sen yine susuyorsun. ben gençlere hep derim; sesinizi çıkarın, boyun eğmeyin. zamanında ben susmasaydım belki bugün farklı olurdu.
  3. bullet journal'ımın mobbing sayfasını üç çeşit çıkartma ile doldurdum. ofiste sessizce susturan bir ağabey vardı. bugün kitapta sıra tutmuyorum diye dolaba kilit vurmuş resmen. not alıyorum sayfalık ajanda ayracı kullansan çare bulur muydu bilmiyorum. yine de küçük bir kağıda
  4. herkesin bir mobbing hikayesi vardır da kimse açık açık anlatmaz. benimki de şube müdürünün beni 'fazla yaratıcı' bulup toplantılarda söz hakkımı kesmesiyle başladı. meğer iş yerinde en tehlikeli şey, işini iyi yapmakmış. şimdi o 'yaratıcı' fikirlerimle kendi ajansımı kursam mı diye düşünüyorum.

    (bkz: çalışma hayatının karanlık yüzü)