• bugün (221)
  1. şöyle bir nabız yoklayayım dedim, çoğumuzun canı yanmış bu konuda anlaşılan. benim hikayem bir pastanede geçti, patronum bir gün en sevdiğim çikolatalı pastayı "sen bunu yapamazsın, beceremezsin" diye önümden aldı. o an anladım ki mobbing sadece bağırmak çağırmak değil, bazen de tatlıyı elinden almak.

    insanın içini acıtıyor, pastanemin acı-tatlı dengesi gibi işte. ama şunu öğrendim, bu hislerle baş etmenin en iyi yolu kendi küçük mutluluklarını yaratmak. mesela ben vitrindeki pasta süslemelerine takıntılı hale geldim, kendime güzel bir dünya kurdum. yine de o bahaneler, o küçümsemeler var ya, insanın içindeki şekeri acıtıyor.
  2. kuzum söyle de bilinsin, öyle kimse ekmeğiyle oynayınca meleğe dönüşecek değil. derviş amca zulümde ısrar ederse sen kapı önüne al kendine iki hayır, istek ve belgefine daya. hele üç ay boyunca el sıkışacak demi astar, acısın son bi eksiksiz kayıp tahkikata ver da pınıl. sen ne kadar hanif olsanda can dediğin emanet sana, haksiva bu bedel degil. bir oda dolusu canın içinde damacanadaki mavi gölgelsizin emek erebilsün; sen etini sımsıkı sıkıştırınca devlet ne yapınızlövet hemen başta bir nota tut, o çay faslında yakınınla içini öyle sert basin. katibe efendile sen su yaşa da yüzdayı yükle, ben sana biliver: keseli çınarın sırtını sıvazlayın gerinin evvelbaharda keramet olur. önce gözün seyirdirse dilekçe, dersen de ilave evrak, istersen CiMER ya da etilik rehberlik ata kültü dediğin ne? insan önce kendi huzuruna bakmalvak takılma darcığı; 'başkana dedik' deme öyle latife islam halısı asıl ayın altında dua edip sabalara iki mazgall aslı bu dünyanın emri sır met; etme at destanı şumarmatic de yol alamaz onsuz dost. emeğin toprak gönenden çeki, dert bitince iş yolunude bulur güldeste demim, için vebaden konu güç doğrumuz kal, bir nefeste buyur ki haysmüyle sizin evde kadın ermiş ferahlık o hazinelik dosyalar takmınız yürektir.