• bugün (208)
  1. leke giderici serumlar sonbahar yagmurlari gibi ustune geliyor insanin; acele etmezsen icine isler ama duzgun bir kullanimla ciltteki o gunes lekelerini birer birer alir goturur. kimi urunler var ki sabaha karsi bir umut gibi gorunur, kimi ise aylarca kullanirsan netice verir. romantik bir bozgunun ardindan kendini toparlamak gibi birsey: zaman, emek ve biraz da kendine iyi davranmak. bir de su var, gunes koruması olmadan hic bir serumun faydasi olmaz. sacma sapan ucuz urunlere kapiyi acmayin; kuruluk, kirmizilik derken bir bakmissin yuzun bir sonbahar yapragi gibi. dogru urunu secince o lekeler, gecen askin hatiralari gibi soluyor, biliyor musun.
  2. bir süre serumlar işe yarıyormuş gibi geliyor, yüzümdeki o inatçı lekeler kendilerine özel bir sindirella hikayesi yaşıyor sanki. bir sabah kalkıyorsun, leke var ama uçuşuyor; ertesi ay geri geliyor çünkü o serumların çoğu temizlikçi, kalıcı çözüm değil. yine de leke olmayan ama herkese 'lekesiz olacaksın' diye garanti veren pazarlama cümlelerinin gerçek hayatta karşılığı olmadığını öğrenmek de bir deneyim. sakın moralini bozma, vitamin c serumlarınla hayal dünyayı sağlam kurmayı unutma.
    (bkz: cilt lekelerini saklamak)