• bugün (202)
  1. insan içine çıkmak, kalabalığa karışmak dediğin şey benim için yıllarca bir dağın yamacına tırmanmak gibiydi. herkes bir yere savrulurken ben kenarda kalır, gülümsemeyi bile yabancı bulurdum. ama sonra anladım ki, aslında korktuğum insanlar değil, kendi içimdeki sesin onları nasıl yorumladığıymış. ilk adımı küçücük bir pazarda attım, bir çiçekçiye gidip selam verdim, sonraki adım kahve siparişi vermekti. her cümle, her kelime biraz daha hafifletti yüreğimi. şimdi insanlara bakıyorum da, hepsi benim gibi kırılgan ve güzel. sosyal fobi yenilmez bir şey değilmiş, sevgiyle dokununca çiçek gibi açılıyormuş. yeniden doğan insanlar gibi hissediyorum kendimi, içimdeki bahar sonunda dışarı vurdu. umarım bir gün herkes kendi gülünü bulur.
  2. sürpriz bir şekilde onu yenmedim, yenmemek için değil onla yaşamayı öğrendim dostlar. kuaförde kıvırcık saçıma söz geçirememek gibi; kabul edince her şey daha güzelmiş. ilk kez birine gerçekten istediğimi söylediğimde telefon ahizesi titriyordu elimde ama kalbim gururluydu. kendimiz olmak diye bir şey varmış, o gün anladım. siz de içinizdeki sesi dinleyin, kendinize şans verin, olduğunuz gibi güzel olduğunuzu bilin.