• bugün (203)
  1. tırnak etlerini ısırmayı bırakıp da yağ sürmeye başladığında diş hekimi olarak ben bile şaşırıyorum, eline bakan kırk yıllık hastan bile 'hekime click' der oldu. bu yağlar işte küçük dokunuşlarla tırnağını zırhlıyor, bir de düzenli kullanırsan jel tırnak bile saygı duyar.
  2. tırnak bakım yağı dendiğinde benim aklıma önce o minicik şişeler geliyor. fırçasıyla sürerken insan kendini şımartılmış hissediyor ama işin gerçeğine inersek çoğumuzun tırnakları o yağları gördüğü an 'ben zaten hallolmuştum' diyerek geri çekiliyor. yani faydası mı var, var; ama kullananın içindeki o bakımlı olma hissi de cabası. tırnak etlerini yumuşatıyor, tırnağı güçlendiriyor, hele ki oje sürmeyeceğim günlerde elle falan oynarken keyif veriyor. bazen gece yatmadan sürüp uyuyorum, sabah elimi açtığımda 'ah ne güzel bakmışım kendime' diyorum; sonra kahvaltıda bulaşık yıkarken hepsi gidiyor. ama olsun, önemli olan o kısa süreli mutluluk değil mi? bir de olayı abartanlar var, onlarca katman ürün sürüp tırnaklara dizi çektirenler… neyse, kadınlar olarak bizim işimiz bu zaten; kendimize güzel bahaneler bulup ara ara şık hissetmeye çalışıyoruz. bence bu da biraz meditasyon gibi bir şey. bir şişe yağ, beş dakika masaj, hiç olmadı içimiz açılıyor.