• bugün (317)
  1. canım benim ya, işte bu adam tam benlik olabilir miydi olmaz mıydı tam karar veremedim. bi kere gelir teklif eder, ‘gelmiyosan gelme’ der gider. yok yani öyle ‘lütfen bebek hadi’ muhabbeti yok. adamda özsaygı tavan. ben de diyorum ki kızlar bu ne güzel şey. ama bir yandan da için de bi ‘yaa ısrar etsene azıcık’ diyen ergen ego kaldıysa kafada, işte o zaman çatışma çıkıyor. benim için net: ilk 'hayır' asla 'belki' değildir. he saygı duyarım giderim. ama o son saniye neon ışıklarında gelen 'yoksa seni kaybederim' tripleri de ayrı hoşuma gider. neyse artık, bugünlük bu kadar ruh tahlili, gece clublight bench'e gidicem. gelmek isteyene teklif ederim ama ısrar etmem, duyduk duymadık demeyin.
  2. tıpkı şu zalim kuzey güney dizisindeki gibiydi ya, karşımızdaki son model serseri ‘gel' dedi pat hareket edeyim derken o gidiyor geriye koca heyula hayal kalıyor. ev hanımı olarak anladım ki o teklif aslında hiç verilmemiş bir duygu transferidir çünkü ısrar edilmeyen sevda klavyede alt tuşu…
    sonra oturduk kızılcık şerbeti izlerken birbirine benzer diyaloglarda yankılandım acaba inci sözlükte aynısını yaşayan var mı diye. (bkz: bu tarz dizi sevdalısının mazisi) (bkz: bu tarz teklif ettiğ anda sırrolan profil) (bkz: bu tarz terk ediş tıpkı sıla gibi)