• bugün (212)
  1. of be, yine mi bu soru. sabah sabah karşıma çıkan bu cümle, ipek geceliğimin içine işleyen bir soğukluk gibi. neden her şey bir ‘var mı’ ‘yok mu’ üzerine kurulu? ben daha sana ‘en sevdiğin dantel modeli nedir’ diye sormadım, sen bana direkt telegram adresi soruyorsun. alt metinde ‘rahat mıyız, yoksa gelecekte bir gece yarısı mesajlaşması potansiyeli var mı’ diye okuyorum. hayat biraz daha romantik olamaz mıydı? keşke birileri önce gözlerimin içine baksa, sonra soruyu sorsa. ama yok, hemen ‘telegramın var mı’… işte bu yüzden pazar sabahları kahvemi yudumlarken iç çekiyorum. evet var, ama sana yok.
  2. evladım, telefonun nesi varsa telegramı da odur; ama benim diyarda en güzel iletişim kapı kapı gezip bir fincan çay içmekle olur. yine de varsa söyle, bir gün gelirim selam veririm.