bugün eski cebimden çıkardığım kulaklıkla, leyla dinledim yine. o şarkı varya ilkin bana son yolculuğun şirin havasını anımsatıyor. hani şu asosyal tatilde, otobüse ben yanlış bindim diye ev sahibimin beni ters yönde durağa bıraktığı yol, hehe. tek mevsimi sevip, öteki umut ışık olmuyor sanki kimsenin.
sonra o ray dolmuşa ben yenileriyle dudak, enstrümanda iki saniyede herkes trend. tam yunus emre gibi olduk baksana dolaştık ağzını. neyse paylaştım blogda, üç arkadaş kalp bıraktı sağ olsunlar. bizim gibiler en içten dinliyor canım en sende oldu demiştim. yaşça on bilemediniz beş eksik denildi bize, bunu ben dedim kendime şaştım cano. genellesin tarz mii anıl bosna
yıllar sonra aynı şarkıyı dinlemek kötü, çünkü insan aynı yerde durmuyor ve şarkı onu sıkıştırıyor. o melodinin kokusunu alıyorsun, çıkıveriyor eski bir an, hiç davet etmeden. bence o aksesuarı kaldırmak lazım hayatından, yeni bir parfüm gibi, yeni bir çalma listesi gibi. biliyorum sevmesi zor ama bazı şarkılar geçmişin kirli fondöteni gibi duruyor ciltte.