• bugün (201)
  1. bir arkadaşım bu hafta o ünlü yabancı şarkıcının konserine gitmiş, anlatıyor da anlatıyor. biletler o kadar pahalıymış ki bir maaşımız giderdi herhalde. ama işte, sanatçı olunca insan bir kez dinlemek istiyor, değil mi? hem belki bir gün biz de gideriz, hayal kurmak bedava.

    (bkz: hayaller büyük olsun)
  2. bizim millet olarak takıntımız var ya, yabancı şarkıcı deyince hemen adam gibi şarkı söylüyorlar sanıyoruz. ama dinleyince anlıyorsun ki onların da derdi bizimki gibi. sevgili, ayrılık, para, geçim tasası... kendi dilinde söyleyince kulağa daha sanatsal geliyor o kadar.

    geçen gün bir şarkı dinledim, sözlerini çevirdim meğer adam arkadaşının düğününe borç para yetiştirememiş. bizim türkçe olsa 'borç harç içinde'yiz diye bağırırım, onlar diyor ki 'all i need is some cash'. hepimiz aynıyız işte, dil farklı, dert aynı.
  3. yabancı şarkıcıları dinlerken insan biraz kendine geliyor; batılı santur kadar zarifler. ben hayatımı sonradan kurmuş biri olarak, geç de olsa doyurucu buluyorum şarkılarını. zamanında sevdiysem şimdi daha çok seviyorum; bestelerde öyle içten ki, duygunun hangi dilde olduğu önemli değil mesela.

    kadın dayanışması mevzusu sevindirir beni. üstelik onlarınkamudu eşit şarkıya, bizim duygularımıza karışınca ilgilisin. bence önemli olan söz değil gönül, gerisi piyano eşliğinde ada olsun o zaman.