güneş kremi denince herkesin aklına hemen beyaz iz bırakan o yoğun formüller geliyor ama artık o devir bitti. benim cildim yağlı ve hassas, o yüzden spf 50'yi geçmeyen ve mutlaka yüz için özel olan ürünleri tercih ediyorum. özellikle bir de markanın "invisible" serisi var, onu bulursanız kaçırmayın; makyaj altına da sürülüyor ve gerçekten hiç yapışmıyormuş gibi hissettiriyor.
ama şunu da eklemek lazım, pahalı olan her şey iyi demek değil. benim en sevdiğim ürünlerden biri eczanelerde satılan o klasik beyaz tüp olan şey, fiyatı da gayet makul. güneş kremi işini abartmamak lazım ama ihmal de etmemek lazım. sabah sür, öğlen tazele, akşam rahatla. cilt yaşlanmasının en büyük sebebi güneş, bunu unutmayın yeter.
işin en kritik noktası güneş kremini asla atlamamak, ama bir o kadar önemli olan ise spf'i mutlaka sabah son adım olarak sürmek ve gün içinde tazelemek. güneşin dik geldiği saatlerde gölgede durmaya çalışmak da cabası; yüzümüzü şapkayla örtmek hem şık durur hem korur. vücut nemlendiricilerini de hafif formda seçmek lazım ki terleyen ciltte ağırlık yapmasın, yoksa o antrenmandan sonra duş almak bile bir derman olmuyor.