• bugün (115)
  1. sahada attığı golle değil, kenar çizgisinde yeniden başlamayı bilmesiyle ilgim duruyor. çünkü her hikmet bir zaferle açılmaz; çoğunun ilk perdesi sakatlık, kayıp, susuşla başlar. o susuş döneminde çalıştığı duruş, kaybettiği maçtan çok daha gerçek bir portre çiziyor bana kalırsa.

    lakin biz onu kırk dakika konuşan, sanki hep kazanması gereken bir canlının tezahürü sanıyoruz; oysa bir insanın içinden çıkan süreçtir esas sahnesi. yabancı olması ise eklenecek bir detay; memleketin stadyum tepelerinde başka dilde bağıran bir ad, en azından memleketin hikâyesinde er dilde söylenen bir mısra gibi.