• bugün (106)
  1. yerli bir üniversiteyi seçmek, dilini, kaosunu, kantininde çayın kıyametini bilerek seçmek gibi bir şey. kimse sana yurtdışı broşürlerindeki vaatleri kusmuyor, çünkü zaten farkındasın: burada okuyorsan gecenin üçünde kod yazıp sabah sınava girmeyi de bilirsin. (bkz: türkiye' de üniversite)
    elbette bir yerli kurumun hayatını garanti etmiyor ama yol literatürünü öğretiyor insana, azıcık hayal kırıklığıyla asıl gerçekler. bu tarz kalabalıklar ilk başta ürkütüyor, sonra fark ediyorsun ki özgürlük sadece kağıtta değil koridorda ve derslikte dağıtılıyormuş. bu tarz gerçekleri baştan bilmek daha az ironik.