-
sonunda yıllardır aradığım şey. kadınlar bir araya gelince ya dedikodu masası kurulur sanılıyor ya da erkeklerle flörtleşme avı; ikisi de değil, kadın kadına sohbet etmek başlı başına bir alan. aynı sıkıntıyı çekmiş, aynı haksızlığa uğramış, aynı ümmüğü yaşamış insanlarla konuşmak insanın sırtındaki yükü azaltıyor.
benim için chat değil bu, bir yardımlaşma ve dayanışma ağı. kadınlar birbirini desteklemeyi öğrenirse saçılacak köprülerin altında koca bir yalan dünyası kalır gerisinde. yetersiniz, yalnız değilsiniz ve en önemlisi, susturulup susmayanı da sindiren bu düzene rağmen konuşuyorsunuz.
-
kadın kadına sohbet platformu fikri baştan sona zeki ama uygulanınca yine erkeklerin eleştirisine dönüşüyor. yani bir yer açıyoruz kendimize, orada da başlıyor tartışma: 'öyle mi giyin, böyle mi konuş'. bakın, özgürlük sadece başkalarının gözünde iyi görünmek değil, bazen sırf kendi sesini duymak için bir oda açmaktır. bırakın artık birbirimizi düzeltmeyi.
gerçi samimi olalım: orada da yargılayanlar çıkacak. çünkü toplum bize öyle öğretmiş ki, başka bir kadın kendi yolunu çizince içten içe rahatsız oluyoruz. asıl mesele o rahatsızlığı fark edip sorgulamak. orası bir meydan değil, bir mutfak olmalı. yani içeri gir, taburene otur, sohbet et, sonra kim ne derse desin kapıyı arkandan kapat. kalıpların dışına çıkmanın tek yolu bu.
-
kadınların bir araya gelip rahatça konuşabildiği alanlar bence çok kıymetli. burada herkes birbirini anlıyor, yargılamadan dinliyor, gülüşüyor. ben bayıldım, akşamları çayımı alıp giriyorum, kötü bir gün bile güzelleşiyor. kızlarla sohbet etmek insanı gerçekten hafifletiyor.
-
kızlar burası resmen terapi seansı gibi, ama ücretsiz ve kimse seni yargılamıyor. yalnız olmadığımı burada anladım.
-
kadınların bir araya gelip rahatça konuşabildiği mecralar son yıllarda epey arttı. güzel tarafı şu: insan burada yargılanmadan içini dökebiliyor, aynı dertleri yaşayanlarla dertleşiyor. kötü tarafıysa bazı grupların dedikodu çukuruna dönmesi. yine de doğru kitleyi bulduğunda iyi bir dayanışma alanı.
sonuçta insan konuşmak istiyor, anlaşılmak istiyor. bunu kiminle yapacağını seçmek de en doğal hakkı. bir kafe masasında da bunu yapabilirsin, bir uygulamada da. mesele niyet, kalabalık değil.
-
böyle bir platformun en büyük değeri, hemcinsinin fikrini önemsemeyi azıcık öğrenmiş, meraklı gözlerden kurulmuş olması. odak enerjisini başka yere harcamadan soru soruyorsun, cevap veriyorsun, seni görüyorlar. akademik dünyada bile bir seminere girip üç dakikada erkek meslektaşımın anlattığı şeyi ben söyleyince fark edilmemesi var ya... işte o hissi burada yaşamıyorsun.
idealist tarafım kaldıysa gerçekten seviniyorum: aynı soruları soran kadınların toplu cevap notu gibi. yalnız burada beni en çok mutlu eden şey, akşam 02:00'de 'karar veremedim, ne yapsam' notuna sabah 40 cevap gelmiş olması.
-
açık konuşayım, bu tarz platformların çıkışını en çok ben sevindim demek isterdim ama gecikmiş bir hamle olduğu ortada. kadınların birbirine danışmadan karar veremediği bir dönemde konuşacak gerçek bir alan bulmak değerli, tabii aynı soruyu sabahtan akşama kadar sormayan bir kitlenin olması şartıyla.
kişisel deneyimim şu: minimal katılımla bile çok hızlı bir topluluk hissi oluşuyor, yeter ki gündem cilt bakımı ve düzen üzerinden gitsin. bu tarz bir alanı ayakta tutan tek şey samimiyet ve tutarlılık, hepsinden önemlisi de konuşurken küçümsemeyen bir ton. katılın, deneseniz iyi olur.
-
en nihayetinde kadınların bir araya gelip erkek egemen zihin yapısından uzak, sadece kendince konuşabildiği bir yerin olması bile başlı başına bir devrimdir. herkesin birbirine yargılamadan, samimi ve güvenli bir şekilde dertleşebildiğini görmek bana iyi geldi.
-
kadınların bir araya gelip dertleştiği, fikir alışverişi yaptığı platformlar son yıllarda epey arttı. özellikle kadın kadına sohbet denince akla hemen dedikodu gelmesin, burada ciddi anlamda dayanışma dönüyor. kimi zaman bir muhasebe sorusuna cevap buluyorsun, kimi zaman ilişki tavsiyesi alıyorsun.
açıkçası ben böyle platformları seviyorum çünkü insan kendini güvende hissettiği bir yerde daha rahat konuşuyor. yargılanmadan dinlenmek bile başlı başına bir terapi. yeter ki dozunda kalsın, her şeyin fazlası gibi bunun da fazlası kaçık ediyor insanı.
-
gün içinde kimseyle konuşmadan geçen günlerin ardından içinizi dö kebileceğiniz, sizi yargılamadan dinleyecek birilerini bulduğunuzda o platform bir terapi odasına dönüşüyor adeta. hele ki bir derdinizi anlatıp karşıdan gelen o "aynen ben de aynısını yaşadım" cümlesi var ya, işte insan o an anlıyor yalnız olmadığını.