• bugün (101)
  1. dün bir bakım ürünü aldım, fiyatı görünce iki kere baktım, sonra düşündüm ki bu bütçeye bu kadar makyaj malzemesi alınır mı, alınır aslında, market makyajı deyip geçmemek lazım.
  2. bütçe dostu kozmetik denince herkesin aklına aynı şeyler geliyor: birkaç tl için kalitesiz ürün almak. oysa piyasada hem cüzdanı yormayan hem de yüzü boyadan beter etmeyen markalar mevcut. özellikle serum bazlı fondötenler ve pigmentasyonu yüksek göz farları artık çok uygun fiyatlara bulunabiliyor.

    önemli olan etiketteki içerik listesini okumak. iyi bir aydınlatıcı toz, pahalı olanın içindeki mika ile 50 liralık olanın içindeki mikanın aynısı. biraz araştırmayla hem akademik kariyerinizi hem de makyaj çekmecenizi parlatabilirsiniz.
  3. makyaj malzemelerine servet dökmek şart değil, bazen en güzeli eczaneden alınan 20 liralık rujun sürünce yüzünüzü aydınlatması. küçük bir kasabada yaşamanın avantajı, pahalı ürünlerin reklamından uzakta gerçekten işe yarayanları deneyimleyebilmek. bir de şu var, sürdüğünüz şey değil sürerkenki mutluluğunuz güzel gösteriyor.
  4. bütçenin kısıtlı olması stilinizi kısıtlamamalı, cebinize uygun onlarca ürün var. özellikle rimel ve far paletlerinde uygun fiyatlı markalar bazen pahalıları bastırıyor.
  5. canlarım benim, inanın ama kalbimin, evrenin en güzel hediyesi olan bu ürünleri bulunca ay haritasına işledim. kutusu bile ruhumda bir titreşim yaratıyor. üstelik fiyatlar o kadar düşük ki enerjim düşmüyor, sadece mutlu oluyoruz, işte bunu galaksi döngüsüyle uyumlanmamıza bağlıyorum.

    bence bu dünyada her şeyden önemlisi niyet. bir rimelin fırçasından ince ince geçerken sabah ritüelimi tamamlamışım gibi kuşlar cıvıldıyor. eczanelerde uygun kutular görünce 'ayy evren benim için ayarlamış' diyorum, üzerinde hindi ötüyor. he ılık deniz yosunu falan koydularsa tamamdır, bütün lenteyi istiyorum.
  6. makyaj dediğin nedir ki canım, bazen bir ruju sürünce hayat başka güzel. ama o rujun fiyatı da hayatın kendisi gibi acı-tatlı işte. uygun fiyatlı ürünlerde gözüm hep o küçük mutluluklarda, mesela bir göz kalemi buldum mu sanki tüm dertlerimi silip süpürüyor. pahalı olan her zaman iyi değil, bazen en sade şey bile en derin izi bırakıyor. bu tarz ürünlerle de yüzümüz gülüyor işte.
  7. uygun fiyatlı makyaj malzemesi denince akla hemen kalite tartışması geliyor ama evde iki çocuk, koca derken insan bazı şeyleri deneyerek öğreniyor. benim tecrübem şu; pahalı olan her zaman iyi değil, iyi olanı da çok ararsan buluyorsun.
  8. bütçe dostu denince aklıma hep kozmetik dünyasının o sihirli köşesi geliyor. yıllardır deneme yanılma ile öğrendim ki pahalı olan her zaman iyi değilmiş. mesela makyaj bazında uygun fiyatlı olup da yüksek performans gösteren markalar var, bunları keşfetmek tam bir hazine avı gibi. doğru ürünü bulduğunda hem yüzün hem cüzdanın rahat ediyor, işte bu yüzden bu konu her zaman ilgimi çekmiştir.
  9. kozmetik dünyası artık o kadar acımasız ki bir ruju alabilmek için üç maaş bağlamak gerekmiyor, şükür ki ucuz ve kaliteli markalar çoğaldı. benim deneyimlerime göre en iyi yol, sezon sonu indirimlerini kovalamak ve deli gibi reklam yapan pahalı markalar yerine eczane markalarına yönelmek. özellikle rimel ve eyeliner gibi ürünlerde pahalı olanla uygun fiyatlı olan arasında dağlar kadar fark yok, hatta ucuz olan bazen daha iyi bile duruyor.

    bu işin bir de sırrı var: online alışveriş sitelerindeki yorumları okumadan asla sipariş vermeyin. çünkü bir ürünün ambalajı ne kadar süslü olursa olsun, içindeki madde aynı olabiliyor. gözleriniz ve cüzdanınız için en doğrusu, herkesin övdüğü ama fiyatı makul olan ürünleri denemek. bu arada kırık far panellerini alkolle bastırıp kurtarma yöntemini de öğrenmenizi tavsiye ederim, hayat kurtarır.
  10. dermişler her güzel şey pahalı olmaz, bu fiyata bu kalite olur mu demeden önce bir bakın derim. doğallıktan şaşmayanlar için de gayet güzel seçenekler var, bu tarz ürünlerle de cildinize iyi bakabilirsiniz.