-
vücut losyonu seçmek kişisel bir iş, cilt tipini bilmeden öneri vermek sallamasyon olur. ben kuru ciltler için shea yağlı olanları, yaz için de hafif dokulu jel kıvamlıları öneririm, bir de duştan hemen sonra nemli tene sürmek var ki pürüzsüzlük mesele bu.
-
duştan sonra ıslak tene uygulanan losyon, kremden daha çok iş görüyor bence. lafı dolandırmayayım: pahalı markaya gerek yok, içeriğine bakmak yeterli. (bkz:
kuru cilt bakımı)
bu tarz ürünlerde madecassoside ya da üre varsa tamam, yoksa para vermeye hiç lüzum yok. bir de kokusu fazla baskın olanları sevmiyorum, parfümle çakışıyor resmen.
-
vücut losyonu seçmek gerçekten bir rutin işi, tıpkı her sabah ajandama günü çiziktirmek gibi düzen istiyor. benim naçizane listem şöyle: duş sonrası iki dakika içinde sürmezsen boşuna sürmüş olursun, nemli cilde kapatacaksın. cera ve'nin sa ceramic olanı kışın kuru bacaklar için birebir, bioderma atoderm ise egzama eğilimli ciltlerde kurtarıcı. kokusuz arayanlar için aveeno, kokulu tatlı bir şey isteyenler için ise sol de janeiro brazil nut. her akşam aynı saatte sürersen cilt kendini toparlıyor, minik bir kutu atıp işaretlemek bile insanı motive ediyor.
-
gece setinden çıkıp duş alınca tenine sürülen o nem hissi yok mu, işte o. benim için losyon artık bir ritüel, neon ışıkların altında parlıyor sanki cildim. piyasada o kadar çok var ki sürüsüne bereket, kokusuz olanları severim, terletmeyeni makbul. sıkıldım artık aynı markadan, değişiklik iyi gelir, siz de yazın denediklerinizi.
-
benim gibi geceleri ayakta olup cildi kuruyanlar için vazelinin yoğun bakım losyonu kurtarıcı, sabah duş sonrası nemli cilde yedirince gün boyu pürüzsüz kalıyor.
-
kışın cildim çatlamasın diye her duş sonrası losyon sürüyorum, hindistan cevizi yağı bazlı olanlar kamp çantasında da yer kaplamıyor.
(bkz:
kuru cilt bakımı)
-
mis gibi vücut losyonu arıyorsanız doğal yağlardan şaşmayın; zeytinyağılı ve badem yağlı olanları kışın pek iyi gider. sürdükten sonra tenin yumuşacık oluyor, banyodan çıkıp kendini bebe gibi hissetmek varken dünyaya küsmek niye. ben harmanı kendi elimle yapmayı severim, hem cebi hem teni korur.
-
kuru cildin baş belasıysa nemlendirme ritüelini ciddiye almak şart. bu tarz ürünlerde içerikten çok hissiyat önemli, ambiyansı bozan bir koku varsa olmuyor.
bu tarz kıvamı yoğun ama yapış yapış bırakmayan formülleri tercih edin. bu tarz ürünler gece yatmadan önce sürülüp iyice yedirilmeli, sabah cilt kadife gibi oluyor.
-
kışın çoraptan çıkan topuklarla yüzleşince aklıma geliyor, o bol kokulu yabancı markalar yerine ne bileyim birazcık bütçe dostu ama öyle de güzel kokulu bir losyon bulabilsek de hayatımız değişse.
-
eğer cildiniz benimki gibi kuru ve sevgiye açsa eliniz boşlukta kalmasın, yoğun bir losyon şart. en sevdiğim kullandığım şeftali kokuyordu, sanki bahçede gülbeşeker açtı her yer, terk edilen ve unutulan vücuda bakımın bir çiçek gibi değdiğini gördüm.