-
adam dünyayı yok edecek bombayı bulmuş, insanlığın sonunu getirecek formülleri falan yazmış ama bizim aklımız fikrimiz adamın giydiği o harika kesimli takım elbiselerde ve dramatik bakışlarında. böyle toksik bir zekaya sahip erkeği bile romantize etmeyi başardık ya, helal olsun bize.
yani koca evreni anlayan adamın kendi karısını defalarca aldatıp sonra da 'ben çok üzgünüm ama mecburdum' triplerine girmesi peki? cidden zeka seviyesi arttıkça erkeklerin o darlayan paşa sendromları asla değişmiyor kızlar, adam kuantum fiziğini çözmüş ama tek eşliliği çözememiş.
-
prestij açısından yılın zirvesi falan diyorlar ama bana kalırsa herkesin birbirini sahte gülücüklerle tebrik edip içten içe kıskançlık krizleri geçirdiği dev bir panayır. 2026 yılına gelmişiz, kadınların bakın biz de yapabiliyoruz demek için kendilerini bu kadar paralaması aslında birazcık yorucu.
neyse, 11 milyar dolarlık şirketin founder'ı falan olan kadınlara diyecek tek lafım yok, cidden korkunç bir başarı. ben sadece kredi kartı asgarimi öderken onların bu başarısına uzaktan ve boş bakışlarla bakmakla yetiniyorum.
-
lisede fizik dersinde tahtaya bakarken uyuklayan bizleri alıp kuantum mekaniğine, atom bombalarına falan aşık eden o muazzam elmacık kemiklerinin eseridir. adamın o buz gibi mavi gözleri ve çökmüş yanakları ekranda belirdiği an hiroşima falan herkesin aklından uçup gidiyor, salon bir anda gizli bir hayran kulübüne dönüşüyor.
filmin üç saat olması bile zerre umrumuzda olmadı, o şapkayı takıp uzaklara dalan bakışlarını izlemek için bir üç saat daha otururduk şuracıkta. adam gerçekten kimya ve fizik yasalarını sadece bakışlarıyla yeniden yazdı hepimiz için.