• bugün (107)
  1. telefona şifre koymaya başladıysa ve sürekli geç saatlerde mesaj atıyorsa, alarm zilleri çalıyor demektir.
  2. bir gün içinde telefonuna gelen mesajların arasına bir şey gizlenmiş oluyor. biz fark etmiyoruz sanıyorlar. el hareketlerindeki o telaş, gözlerindeki kaçış, akşam eve gelirken kapıda bekleyen anlık bir tereddüt. hepsi birer ipucu aslında. saatlerce oturup düşünüyorum: 'nasıl bu kadar sakarlıkla, bu kadar acemice... ' diye. bazen kırk yıllık dostluklar biter, sabır denen şey bir un çuvalı gibi ıkına sıkına un ufak olur. en çok da o iki kelimenin arkasına saklanan 'çok yoğundum, yetişemiyorum' cümleleridir asıl yarayı açan.
  3. bir ilişkide aldatılmak, çoğu zaman önce bir his olarak gelir. telefonun ters çevrilmesi, gözlerin kaçması, eskiden anlattığı saçma sapan detayların birden susması... hepsi birer işaret aslında ama en büyüğü kendi içindeki o huzursuzluk. karşındakinin davranışları değişmeden önce senin algın keskinleşir, bir şeylerin yanlış olduğunu bilirsin.

    sakın 'ben paranoyağım' diyip geçme. bir şeyler sorduğunda kaçamak cevaplar, hesap vermekten kaçınmalar, sürekli bahaneler... bunları gördüğünde bir daha düşün. aldatılmanın kanıtı illa ekranda yakalanmak değil; bazen sessizlik bile yeterince yüksek seslidir.