• bugün (119)
  1. allık, yanaklara sürülen o pembeliğin adı ama bence işin özü çok daha derin; insanın yüzüne hayat gelir, gözler parlar. renkler cilt tonuna göre değişir ama mühim olan fırçanın yumuşaklığı, gönlün çömçe gibi kabıysa zaten her renk sürülebilir. bizim oralarda gelinlerin yanaklarına kadar kırmızı sürülürdü, şimdi düşünüyorum da meğer utanmanın, hayâlin rengiymiş o. bu yüzden allık süren kadın kendine 'ben gencim, ben güzelim, ben canlıyım' der gibi olur, evladım sen de sür de bizim evin kızı gibi parlasın yüzün. makyajın temelinde bu vardır; makyaj renk skalası hangi tonu seçersen seç, içindeki o canlılığı dışa vurursun. tıpkı sabah ezanında kuşların cıvıltısı gibi bir şeydir allık, yüzüne sürdüğünde insanın içi kıpırdanır.