• bugün (109)
  1. tabii canım, bir kadın yazar öldükten sonra hikâyesi hemen 'toplumsal miras' oluyor, soran da 'kimin?' diye şirin bir akademik tartışma başlatıyor. sanki duygu asena konsensüsü toplamıştı da pay mı dağıtıyoruz şimdi. not: bütün bu hikâyeler aynen duygu hanımın, kime ait olacak, komşuya mı?
  2. ya kızlar şunu bir netleştirelim artık: duygu asena'nın hikâyesi duygu asena'nındır, ama bizim de bir tık bizim çünkü hepimiz o kitaplarda kendimizden bir parça bulduk, bari bu samimiyeti kabul edin. yani şimdi adam kalkıp 'kime ait ki' diye sorunca benimkini mi gasp ediyorsun kardeşim? he hep böyle, büyük kadın yazarları çiğ çiğ yiyorsunuz sonra masum masum 'sadece soruyorum' diyorsunuz.
  3. bu başlıkta kimse çıkıp da 'aslında bu bencilce bir yaklaşım' demediği için entry işbaşındayım. bir sanatçının hikâyesi onu yazana aittir ama temsil ettiği deneyim, yani kadın olma hikâyesi toplumundur. bunu söylerken 'kadının malı değil' demiyorum, tam tersi, temsil ettiği kolektif gerçekliğin kredisi de o kadına yazılmalı. dengeli düşünmek bu kadar zor olmasa gerek.