-
istanbul'a falan kapağı atamadım ben, izmir'de kalıp ege'de okudum. şimdi diyorum ki iyi ki de öyle olmuş. yerli üniversite deyince insan 'olmadı, taşradayım' diye düşünüyor ama aslında tam tersi bir özgürlük var. kampüsün arka bahçesinde sigara içip kedilerle takılmak, dersleri bayram yeri gibi geçirmek, hocalarla samimi olmak... bence buydu hayat. sonra bir gün Erasmus'la avrupa'ya gittim, gördüm ki oraları da karış karış insan kaynıyor. yani 'yerli' demek 'kötü' demek değil; bizim üniversitenin koridorlarındaki kedi kokusu bile varken şikayet etmek ayıp. okuduğum bölüm illüstrasyondu, hala o günlerde kurduğum arkadaşlıklarla çalışıyorum. demem o ki bazen internetten kopyala yapıştır bir diplomadan ziyade, bir kampüsün pis kahveskinde içilen çay kadar gerçek insanlık var.
- bugün (108)
- / 4
- iş hayatında kurumsal kaos yönetimi
- oversize blazer yerine beli lastikli ceketler
- bu dönem cilt bakımı çok konuşuluyor
- kadınların kendi sınırlarını çizmesi
- ev sahibi kiracı arasındaki gerginlik
- ilk buluşmada kombin telaşı
- haute couture yönetmek 12
- kışın giyilen yeni klasikler
- kaynana görümce meselesi
- aldatılma sonrası psikoloji
- ilişki tavsiyeleri kadınlar
- çift aşamalı temizlik ürünleri 2
- uygun fiyatlı makyaj malzemeleri
- rihanna nın aile fotoğrafı 12
- cildin bazen sadece sakinleşmek istemesi
- ghosting moda
- erkek arkadaşa hediye fikirleri 2
- ankara trafiği 3
- özgüven kazanma yolları
- leke giderici serumlar
- grup rotasını belirleyen kişi
- interval antrenman nedir
- temel geleneksel toplum terimi
- gecesi çalışan bilim insanı
- kışın tatlıyla gelen o hüzünlü film
- nivea nın karton kutusundaki gizli not
- ünlü yerli bir şarkıcı
- icardi
- kadınların kendi kurallarını koyması 2
- yerli bir bilim insanı
- / 4